YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12980
KARAR NO : 2015/16349
KARAR TARİHİ : 23.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2015/56775
Mahkemesi : Kaş Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 03/04/2012
Numarası : 2011/433-2012/342
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Müşteki vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Müşteki vekilinin yokluğunda verilen hükmün, usulüne uygun olarak 26/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 06/01/2015 tarihinde temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin TCK’nın 43. maddesinin uygulanamayacağına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, 16/05/2011 tarihli yapı tatil zaptı ile, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 29/07/1996 tarih ve 3011 sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanındaki plansız sahada ahşap, 2 bloklu, tek katlı bina yapıldığının, zeminin doğal yapısının bozularak taş duvar ile kademelendirildiğinin, üzerine ahşap ayaklıklarla bina tabanının zemine oturtulduğunun, binanın ahşap duvarları ile çatısının tamamlandığının tutanağa bağlandığı ve inşaatın mühürlendiği, 25/05/2011 tarihli tutanakta, mühürlenen inşaatta yapılan kontrollerde, eksik imalatların tamamlandığının ve kullanılabilir duruma getirildiğinin tespit edildiği, hazırlık aşamasındaki beyanında, dava konusu yerin sit alanı olduğunu bildiğini beyan eden sanığın atılı eylemi işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla birlikte;
Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde İl Özel İdaresi veya Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin kurulan koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 11/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1. ve 65/4. maddeleri gereğince sanığın hukuki durumunun eylemin niteliği ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 23/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.