YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13500
KARAR NO : 2017/5238
KARAR TARİHİ : 15.06.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki talebe istinaden verildiği halde, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18/09/2008 tarih ve 4305 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanında kalan taşınmazına izinsiz olarak inşaat yaptığının tespit edildiği, Muğla Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 26/06/2014 tarihli cevabi yazısında, yapılan arşiv incelemesinde ilan tutanaklarına rastlanılmadığının belirtildiği, Menteşe Belediye Başkanlığının 08/05/2014 tarihli cevabi yazısında ise, arşiv çalışmalarının devam ettiğinin, söz konusu düzenleme bittikten sonra dosyasında yapılacak inceleme sonunda cevap verilebileceğinin bildirildiği, dosya kapsamında mevcut taşınmaz kaydı incelendiğinde, sanığın taşınmazı 26/09/2012 tarihinde edindiği ve taşınmazın sit alanında kaldığına dair şerh bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece taşınmazın bulunduğu ilgili Kaymakamlık, Belediye ve muhtarlıktan, anılan kurul kararının ilanına ilişkin tutanaklar araştırılarak, suç tarihinden önce kurul kararının ilan edildiğinin tespit edilmesi durumunda, Muğla İl Özel İdaresi bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunması karşısında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 11/10/2013 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun’un 65/1-2. cümle ve 65/4 maddelerinin uygulanmasına ilişkin olarak getirilen değişiklikler yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi, suça konu taşınmaza ilişkin kurul kararının mahallinde ilan edilmediğinin belirlenmesi durumunda ise, atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.