YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13537
KARAR NO : 2017/1202
KARAR TARİHİ : 20.02.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 10.458,31 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nasafet ilkelerine uygun, makul olduğu anlaşıldığından tebliğnamede bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup, bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı ancak ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken ve ilgili davada temyizen incelenebilecek haklardan olduğundan, ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamında ayrıca dava konusu edilemeyeceğinin belirtilmiş olması karşısında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, beraatine hükmedilen davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği gerekçesiyle ”2.640” TL vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması,
2-Dava dilekçesinde tutuklama tarihi olan 04/07/2003 ten itibaren yasal faiz talep edilmiş olmasına karşın, hükmedilen maddi ve manevi tazminata gözaltı tarihi olan 03/07/2003 tarihinden itibaren faiz uygulanması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 1 numaralı bendinde yer alan “10.458,31” ibaresinin çıkartılarak, yerine “7.818,31” ibaresinin eklenmesi, 1 ve 2 numaralı bentlerde yer alan “03/07/2003” ibaresinin çıkartılarak, yerine “ 04/07/2003” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.