YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14822
KARAR NO : 2017/4110
KARAR TARİHİ : 17.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanıklar …, … haklarında; TCK’nın 85/1, 62/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1 maddesi gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafi, sanık … müdafi, sanık … müdafi, sanık … müdafi, sanık … müdafi ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde, Balıkesir İli Marmara İlçesi Bedelan Körfezinde yer alan Ahmet Yayla İskelesi’ne demirli donatanının … Denizcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu ” …” adlı kuru yük gemisinde güverte kısmında bulunan 1 ve 2 numaralı ambarlara geminin ortasında yer alan iş makinası ile mıcır yüklemesi yapıldığı, 2 numaralı ambarın dolum işinin tamamlanması üzerine ambarın kapağı kapatılarak siğilleme ( takoz çakılması ) işlemine başlandığı sırada iş makinası operatörünün yüklenen mıcırların geminin dengesini bozduğunu fark etmesi ile ambardaki mıcırları düzeltmek için iş makinasını döndürmesi sonucu gemide işçi olarak çalışan olay anında siğilleme işini yapan …’in iş makinasının gövdesi ile 2 numaralı ambar kapağı arasına sıkışması sonucu genel beden travmasına bağlı kaburga kırığı ile sol akciğer ve karaciğer yaralanması sonucu öldüğü olayda; anılan gemide sanık …’in gemi kaptanı, sanık …’un kepçe operatörü olarak görev yaptığı, dosyada mevcut 23.10.2008 tarihli konusunun… Denizcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket’i hisselerinin ve üzerinde kayıtlı aktiflerin ( M/V … Gemisi ve diğer demirbaşların) satın alınması olan ve anılan geminin 23.10.2008 tarihinde alıcı tarafa tesliminin yapıldığını gösteren protokolün alıcı tarafının, olay tarihinde anılan şirkette pay sahibi olan… Madencilik ve Denizcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ni temsilen ve ayrıca kendi adlarına sanıklar … ve … ile sanıklar … ve …’in olduğu, sanık …’in olay yerinin incelenmesi sırasında verdiği ifadesinde, gemideki çalışmayı kendisinin yönlendirdiğini, kendisi dışında çalışanlara nezaret eden kimsenin olmadığını, gemide çalışanlara gerekli uyarıları sürekli olarak yaptığını, ölenin talimatı olmadığı halde siğilleme işlemini yaptığını beyan ettiği, sanık …’un aşamalardaki beyanlarında, iş güvenliği hususunda tespit ettiği eksiklikleri iş sahibine bildirdiğini, iş sahibinin adının hatırladığı kadarıyla … olduğunu, 1 numaralı ambara mıcır yüklemeye devam ettiği sırada yüklenen mıcırın geminin dengesini bozması nedeniyle kepçeyi ambara doğru döndürmesi üzerine olayın meydana geldiğini, takoz işlemi nedeniyle kendisini uyaran kimsenin olmadığını beyan ettiği, sanık …’in kollukta verdiği beyanında; anılan şirketi diğer 4 ortağı ile birlikte işlettiğini, yönetim kurulu başkanı olduğunu, sanık …’inde başkan yardımcısı olduğunu, şirket bünyesinde çalıştırdıkları işçilerin yeterlilik belgesine sahip olduklarını, işçilere eğitim verdiklerini, şirkette iş güvenliğine ilişkin tüm teçhizatların tam olduğunu, eğitim vermekle sorumlu olan kişinin gemi kaptanı olduğunu, bu durumun yazılı olmadığını ancak fiiliyatta eğitim vermekten sorumlu kişinin geminin kaptanı olduğunu, suça konu gemide bulunan vincin, taş yüklemek için sonradan gemiye monte edilen vinç olduğunu, taş yükleme işinin sadece bu makine ile yapılabildiğini bu sebeple vincin değiştirildiğini, faaliyet sırasında, kendisinin ve kaptanın talimatının, ambarlar tamamen dolmadan kapakların kapatılmaması ve vincin çalıştırılmaması yönünde olduğunu beyan ettiği, sanık …’in beyanlarında, anılan şirkette hisse sahibi olduğunu, yönetim kurulunda bulunduğunu ancak şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, şirketi temsile yetkili olan kişilerin sanık … ve … olduğunu beyan ettiği, Sanık …’in beyanlarında, şirkette sadece pay sahibi olduğunu, yetkili kişilerin sanıklar … olduğunu beyan ettiği, sanık …’nin duruşmada alınan beyanında, olay tarihinde şirkette yetkili kişi konumunda olmadığını, anılan olaya ilişkin görevli ve sorumlu olan kişinin sanık … olduğunu, gemi ile ilgili işlerde talimat verme yetkisini tek kişide yani sanık …’da olduğunu beyan ettiği, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan heyet raporlarında, davaya konu gemide kullanılan iş makinasının yapılan işe uygun nitelikte olmadığı, kara tipi makine olduğu ve gemiye sonradan monte edildiği, işin yapımına nezaret edecek yetkili bir kişinin görevlendirilmediği, yapılan işin çalışanların insiyatifi ile gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi karşısında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin, sanık … ve mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yukarıda izah edilen oluş karşısında; … adlı yük gemisinin donatı olan anılan şirkette pay sahibi olan, sanıklar Şeref ve …’in davaya konu gemide, iş emniyetinin sağlanması, çalışma organizasyonunun düzenlenmesi, talimat verme ve gerekli tedbirleri alma hususlarında yetki ve sorumluluklarının bulunmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle sanıklara sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşılmakla, olayın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu bulunmayan sanıkların beraati yerine yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin sanıklar …, …, … ve … hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanıkların kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; katılan Nezahat Dönmez’in karardan sonra 14.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini, maddi ve manevi zararının karşılandığının belirtilmesi karşısında, dosyaya olumsuz bir tavrı da yansımayan, lehe hüküm talebi bulunan sanıklar hakkında TCK nın 50. maddesindeki paraya çevirme hükümlerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği gözetilmeyerek, sadece uzun süreli hapis cezası gerekçe gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında adli para cezasına çevrilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kabule göre de,
1-Sanıklar … ve … hakkında tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından 1/6 oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
2- Yargılama giderlerinin sanıkların sarfına sebebiyet verdikleri oranda, sanıklardan tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklardan eşit oranda tahsillerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısı , sanık … müdafi, sanık … müdafi, sanık … müdafi, sanık … müdafi, sanık … müdafi ve sanık …’in itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıklar … ve …’un kazanılmış haklarının saklı tutulmasına; 17/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.