YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15035
KARAR NO : 2017/5872
KARAR TARİHİ : 05.07.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yokluğunda verilen 02.02.2010 tarihli mahkumiyet hükmünün, tebliği için yakalama emri üzerine alınan savunmasında bildirdiği adresine çıkarılan tebligatın, mahalle muhtarı tarafından kaydına rastlanılmadığı gerekçesiyle iade edilmesi üzerine, karar tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina etmesi halinde tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerektiği anlaşıldığından, mahkemece gerekçeli kararın, sanığa teblig edilme tarihinde yürürlükte olan Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinde belirtilen usulde teblig edilmesi gerektiği halde gerekçeli kararın Tebligat Kanunun 35 . maddesine göre teblig edildiği ve bu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olması karşısında, eski hale getirme istediği ve temyiz süresinde görülerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın suç işleme kastının olmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında sanığın sürücü belgesinin olmadığının belirtilmesi ile sanığın sürücü belgesine sahip olduğuna ilişkin bir belgenin dosya arasında da yer almadığı görülmekle, olay tarihinde sürücü belgesi olmayan sanık hakkında TCK’nın 53/6 maddesi gereğince 1 yıl süreyle ehliyetinin alınmasına karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 4. bendinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.