Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/15137 E. 2017/4007 K. 16.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15137
KARAR NO : 2017/4007
KARAR TARİHİ : 16.05.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1-Hakaret, 2-Şantaj, 3-Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 125/1, 62, 53/1, 58/6;107/2, 62/1, 52/2, 53/1, 58/6;
134/1-son, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince ayrı ayrı
mahkumiyet

Hakaret, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın internet üzerinden yaptığı görüşmelerde katılana hakaret ettiği iddia edilen olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında kalan hakaret suçunun aynı Kanun’un 131. maddesi uyarınca takibi şikâyete bağlı suçlardan olmasına nazaran, katılanın 08.11.2013 tarihinde Isparta Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifade içeriği dikkate alındığında sanığa isnat edilen hakaret içerikli sözlerin altı aydan daha önce olduğunu beyan etmesi karşısında şikayet koşulunun gerçekleşmediğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
B) Şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 07.11.2013 günü Özkanlar kavşağında katılanın yanına gelerek arabaya bindirmeye çalıştığı, katılanın binmemesi üzerine elinde bulunan resim ve video kayıtlarını ifşa edeceğini söyleyerek şantajda bulunduğu iddia edilen olayda, sanığın soruşturma aşamasından beri suçlamaları kabul etmemesi, mahkemece dinlenen ve olay yerinde olan tanıklar Sevim ve Ümran’ın “sanık katılanı gördü konuşmak istedi ancak katılan bağırdı sanıkta arabaya bindi“ beyanları dikkete alındığında sanığın katılana yönelik şantajda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
C) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, katılanın çıplak resim ve videolarını çektiği iddia edilen olayda, sanık ile katılanın bir dönem sevgili oldukları ve bu dönem içerisinde rıza dahilinde cinsel ilişkiye girdikleri, katılanın 03.03.2014 tarihli duruşmada vermiş olduğu beyanında sanığın çıplak olan resim ve videoları bilgisi ve rızası dahilinde çektiğini beyan etmesine rağmen yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçe olmaksızın delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.