Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/15986 E. 2017/9567 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15986
KARAR NO : 2017/9567
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12/07/1995 tarih ve 6848 sayılı kararı ile belirlenen kentsel ve tarihi sit alanı içerisinde yer alıp, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığının 10/09/1982 tarih ve 14051 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09/01/2009 tarih ve 577 sayılı kararı ile de koruma grubunun II ve restorasyon projesinin düzeltmelerle uygun olduğuna karar verilen suça konu binanın arka cephesinin bahçe kısmına eklenti yaparak, zemin + 1 + çekme kat olacak şekilde mekan oluşturduğunun iddia olunduğu, 3/4 hisse ile sanığın eşi Ali Rıza Yıldırım’ın mülkiyetinde bulunan taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde “eski eserdir” şerhinin mevcut olduğu, ayrıca, Ali Rıza Yıldırım tarafından İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğüne sunulan 20/09/2002 tarihli dilekçe ile, ahşap hanelerinin tarihi eser olup olmadığı sorularak, tarihi eser ise vergi ve harçtan muaf tutulması için gereğinin yapılmasının istendiği, adı geçen kurumca bilgi için Ali Rıza Yıldırım’a da gönderilen 30/09/2012 tarihli cevabi yazı ile, dilekçede belirtilen taşınmazın, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 10/09/1982 tarih ve 14051 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiğinin bildirildiği, dolayısıyla, sanık … ailesi tarafından ikamet olarak kullanılan suça konu taşınmazın durumundan sanığın haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği;
Diğer yandan sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadede, evlerinin küçük olması ve evlerinde mutfak bulunmaması nedeniyle yaklaşık 32 yıl önce bahçe kısmını kapatarak zemin kata mutfak olacak şekilde eklenti yaptığını, eklentinin üzerine de birinci kata mutfak olması için yaklaşık 10 yıl önce başka bir eklenti daha inşa ettiğini, bu katın üzerini de sadece balkon olarak kullanabilmek için çatı ile kapattığını beyan ettiği anlaşılmakla;
Kentsel ve tarihi sit alanı içerisindeki tescilli taşınmaza ilişkin olarak Fatih Belediye Başkanlığında ve İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünde mevcut tüm bilgi, belge, proje ve fotoğraflar getirtilip, fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde keşif yapılması, 28/12/2012 tarihli kurul uzman raporunda belirtilen, “taşınmazın arka cephesinin bahçe kısmına eklenti yapılarak, zemin + 1 + çekme kat olacak şekilde mekan oluşturulması” fiili yerinde tespit edilip, niteliğinin (basit – esaslı), kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik verilerin yanı sıra, taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılış zamanının, suça konu müdahale nedeniyle tescilli kültür varlığının zarar görüp görmediğinin, özgün yapısını kaybedip kaybetmediğinin ve ayrıca taşınmazın son halinin, 09/01/2009 tarih ve 577 sayılı kurul kararı ile onaylanan restorasyon projesine uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece, suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra ulaşılacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve 6498 sayılı Kanun değişikliğine yönelik hatalı değerlendirme ile beraate dair hüküm tesisi kanuna aykırı,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “06/03/2013” şeklinde gösterilmesi,
İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.