Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/16303 E. 2017/4257 K. 24.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16303
KARAR NO : 2017/4257
KARAR TARİHİ : 24.05.2017

Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 134/1-2, 31/3, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 81. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuk hakkında görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 61. maddesine uygun olarak, önce suça sürüklenen çocuğun sübut bulan eylemine ilişkin TCK’nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi gereğince, “bir yıldan üç yıla kadar” temel hapis cezası belirlendikten sonra, aynı madde ve fıkranın 2. cümlesi gereğince, cezada bir kat artırım yapılması gerekirken, uygulanan kanun maddesi ve temel ceza gösterilmeden, artırım maddesi olan TCK’nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca doğrudan sonuç cezanın gösterilmesi, suça sürüklenen çocuğa iki yıl hapis cezası hükmedilmesi ve aleyhe temyiz de bulunmaması karşısında sonuca etkili görülmediğinden, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal yönden inceleme yaptırılması ve mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme tarihi itibariyle 20-21 yaş aralığında olduğu, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle imkansız bulunduğu ve dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından, tebliğnamedeki (1) ve (2) numaralı bozma nedenlerine iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk …’in garson olarak çalıştığı kafeye müşteri olarak gelen mağdur …’in, ihtiyacını gidermek için kadınlar için tahsis edilmiş tuvalete girip, çantasını asmak istediği esnada, kapının üzerinde toplu halde bulunan peçetelerin üstüne bırakılmış bir cep telefonu gördüğü ve alıp baktığında cep telefonunun kayıt halinde olduğunu fark edip, durumu kolluğa bildirmesinin ardından başlatılan soruşturma sırasında Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporuna ve kovuşturma evresinde alınan bilirkişi raporuna göre suça sürüklenen çocuğa ait cep telefonunda suça sürüklenen çocuğun cep telefonunu yerleştirdiği ve mağdurun tuvalette bulunduğu anlara ilişkin görüntüler de dahil olmak üzere kadınlar için tahsis edilmiş tuvalette çekilen toplam 7 dakika 59 saniye uzunluğunda video görüntüsü olduğunun tespit edildiği olayda;
Mağdurun mahremiyet beklentisini önemsemeyip, onun özel yaşam alanına ağır ve haksız müdahalede bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suça sürüklenen çocuğun kastının yoğunluğu ile güttüğü amaç ve saiki gözetilerek, alt sınır aşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza hükmedilmesi yerine, asgari hadden ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından; ayrıca, adli emanetin 2014/300 sırasında kayıtlı bulunan cep telefonu, sım kart ve hafıza kartı hakkında bir karar verilmemesi, bu konuda mahkemesinden her zaman bir karar alınması olanaklı olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.