YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2321
KARAR NO : 2015/17572
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
Şantaj suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında şantaj suçundan dolayı 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası hükmedilmiş olması karşısında, tebliğnamdeki; adli para cezalarında TCK 53/1. maddesindeki hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi nedeniyle hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle şantaj suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanması gerektiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ceza miktarına ilişkin, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …, aralarındaki arkadaşlık ilişkisini sona erdirmek istediğini söyleyen mağdur …’e, talep ettiği miktardaki parayı göndermediği takdirde şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki görüntülerini yayacağı tehditleriyle şantajda bulunduğu ve arkadaşlık ilişkilerinin devam ettiği dönemde mağdur tarafından kendisine gönderilen mağdura ait çıplak resimleri facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde açtığı sahte hesap üzerinden yayımladığı olayda,
TCK’ya hakim olan gerçek içtima kuralı gereğince, sanığın sübut bulan birbirinden bağımsız iki eyleminden dolayı şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, şantaj suçunun oluşması için, açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulan hususların, özel hayat kapsamında kalmasının ve ifşa edilmesinin zorunlu olmadığı gözetilmeden, “Sanığın, şantaj suçunu işlerken katılana ait özel görüntüleri kullandığı, dolayısı ile bu görüntülerin yayınlanmasının şantaj suçunun unsuru olduğu düşünüldüğünden ayrıca bu suç yönüyle ceza verilmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” şeklindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, sanık hakkında şantaj suçundan mahkumiyet, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise beraat kararı verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
b) Sanığın mağdura yönelik şantaj eylemleri sonucunda, mağdurun, 06.07.2013 tarihinde 500,00 TL ve 16.07.2013 tarihinde 10.000,00 TL tutarındaki parayı sanığa verdiğinin kabul edilmesi karşısında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birbirine yakın zaman dilimi içerisindeki birden fazla eylemiyle mağdura şantajda bulunan sanık hakkında, hükmedilen temel cezada, TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, şantaj suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
c) Sanık hakkında şantaj suçundan dolayı TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
ç) Sanık hakkında şantaj suçundan dolayı 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası hükmedilmiş olup, sanık müdafii, hükümlerin tefhim edildiği 25.02.2014 tarihli duruşmada, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği halde, taksitlendirme talebini de içeren bu istek hakkında bir karar verilmemesi,
d) İddianamede suçta kullanıldığı belirtilerek müsaderesi talep edilen ve adli emanetin 2013/8169 sırasında kayıtlı bulunan sanığa ait 1 adet sim kartsız cep telefonu ve 1 adet hafıza kartı hakkında bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.