Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/2388 E. 2015/11815 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2388
KARAR NO : 2015/11815
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın,… Başkanlığı’nın 14/11/1980 tarih ve 12331 sayılı kararı ile tescilli tarihi sit alanı içerisinde mevcut kendisine ait taşınmaz üzerine, hayvan barınağı olarak kullanmak amacıyla izin almaksızın bina inşa ettiği, dosya kapsamındaki 29/06/2009 tarihli bilirkişi raporu eki Resmi Gazete’nin 18/11/1983 tarih ve 18225 sayılı nüshasına göre,… Milli Parkı içinde bulunan arkeolojik, doğal, kentsel ve tarihi sit alanlarının tesciline ilişkin 14/11/1980 tarih ve 12331 sayılı kurul kararının ilan edilmiş olduğu, bu nedenle bölgenin niteliğinin sanık tarafından bilinmesi gerektiği sonucuna varılacağından, sanığın üzerine atılı “sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” suçunun tüm unsurları ile oluştuğu anlaşılmakla; suça konu taşınmazın hangi idari birime bağlı olduğu ve suç tarihi itibariyle o idari birim bünyesinde koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1 ve 65/4 maddelerinin uygulama alanı değerlendirilmek suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, anılan kanun değişikliği hatalı yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.