Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/2446 E. 2015/17653 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2446
KARAR NO : 2015/17653
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanık …’ün mahkumiyetine, sanık … hakkında davanın düşmesine ilişkin hükümler, sanık … müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
….Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/165 esas numaralı ve 26.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanık .. hakkında katılan…’ye yönelik 21.01.2012 tarihli eylemiyle ilgili olarak taksirle yaralama suçundan … Sulh Ceza Mahkemesine açılıp 2013/106 esasına kaydedilen davanın diğer sanık … hakkındaki dava ile 28.03.2013 tarihinde birleştirilerek …Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/25 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 31.03.2014 tarihinde sanık … hakkında açılan davanın şikayet yokluğu nedeniyle TCK’nın 73. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine, diğer sanığın da mahkumiyetine karar verilmiş, katılan vekili de süresinde sunduğu temyiz dilekçesi ile verilen düşme kararını temyiz ettiğinden, tebliğnamedeki katılan vekilinin temyiz isteminin, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz niteliği taşıdığından ve mahallinde değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle talebin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, eksik incelemeye ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, katılan vekilinin ise kusura ve bilinçli taksire ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” ve (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-Hüküm fıkrasının “A” bendindeki mahkumiyetin hangi sanık yönünden verildiğinin açıkça belirtilmeyerek sadece “sanığın” denilmekle yetinilmesi,
3-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin hangi sanıktan alınacağı açıkça belirtilmeyerek “sanıktan alınarak katılana verilmesine” denilmek suretiyle infazda tereddüde sebebiyet verilmesi
İsabetsiz olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık …’e verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilk bendindeki “sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki” ibarelerinin çıkartılması ve bu bendin başındaki “Sanığın” ibaresinin “Sanık …’ün” şeklinde, vekalet ücretiyle ilgili “C” bendindeki “sanıktan” ibaresinin “sanık…’den” olarak değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.