YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/316
KARAR NO : 2015/13375
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/183719
Mahkemesi : Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 30/01/2014
Numarası : 2013/24 – 2014/28
Davacı vekilinin 14.01.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan soruşturma sonunda üzerine atılı suçla ilgili olarak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının, 2010/4659 Soruşturma – 2011/1059 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; şüphelinin (davacının) dolandırıcılık suçundan tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tazminat davasının 14.01.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, davacının tutuklu kaldığı dosyada kendisini temsil ettirdiği ve müdafine avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, kovuşturmaya yer olmadığına kararından önce 02.05.2009 tarihinde banka aracılığıyla 3.000 TL’lik ödeme yaptığının anlaşılması karşısında bu miktarın vekalet ücretine istinaden yapıldığı gözetilip maddi zarara ilave edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş, manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 202 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 15.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.