YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/416
KARAR NO : 2015/13186
KARAR TARİHİ : 11.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/184424
Mahkemesi : Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 26/02/2014
Numarası : 2013/148-2014/139
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 14/02/1996 tarih ve 5576 sayılı kararı ile tescilli 3. derece arkeolojik sit alanı iken, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 20/07/2011 tarih ve 7337 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillenen alan içerisinde kalan 105 ada 74 nolu parselde, sanık tarafından izinsiz olarak iş makinesiyle kazı yapıldığının, arazi yüzeyinde hafriyat yapılarak arazinin düzlendiğinin tespit edildiği, her ne kadar sanığın aşamalardaki savunmasında, davaya konu yerin eşine ait olduğunu, sit alanı olduğunu bilmediğini, ağaç dikmek için mevcut taşları kırdırdığını beyan ettiği anlaşılmış ise de, tapu kaydının beyanlar hanesine 17/01/1994 tarihinde taşınmazın kültür varlığı olduğuna dair şerh verildiği ve sanığın eşi Dursen Okter tarafından 11/12/2007 tarihinde satın alındığının sabit olduğu, bu itibarla, davaya konu yerin sit alanı olduğunu bilmediğine ilişkin sanık savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi.
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.