YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/426
KARAR NO : 2015/13204
KARAR TARİHİ : 11.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/187320
Mahkemesi : İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 11/02/2014
Numarası : 2013/763 – 2014/69
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 17/12/2002 tarih ve 10162 sayılı kararı ile 1. derece doğal + 1. derece arkeolojik sit olarak tescilli bölgede bulunan ve iş makineleri parkı olarak kullanılan parsele karayolundan giriş – çıkış yapılabilmesi için sanık tarafından talepte bulunulması üzerine Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu uzmanlarınca tanzim edilen 31/05/2013 tarihli raporda, taşınmaz üzerinde iş makineleri ile metruk durumda konteynerden yapılmış bir yapı bulunduğunun, arazinin düzeltilerek alanın tahrip edildiğinin ve arazinin etrafının tel çit ile çevrildiğinin tespit edildiği, anılan rapora istinaden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 12/07/2013 tarih ve 95 sayılı kararı ile sanığın talebinin reddine karar verildiği ve taşınmaz üzerindeki uygulamalar nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, mahkemece icra edilen keşif sonrası inşaat bilirkişi tarafından düzenlenen 06/02/2014 tarihli raporda, toprak-molozun önceki malik ….Makine Ticaret A.Ş. tarafından döküldüğünün, sanık tarafından 04/12/2003 tarihinde satın alınan parselin etrafının tel çit ile çevrildiğinin ve seyyar konteynırdan bekçi kulübesi yapıldığının belirlendiği, ancak davaya konu müdahalelerin yapım tarihine ilişkin bir tespitin yer almadığı, her ne kadar bölgenin sit alanı ilan edildiğine dair kararın mahallinde mutat vasıtalarla duyurusunun yapıldığını gösteren tutanakların dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de, sanığın izin almak amacıyla ilgili kurumlara başvurduğu, bu itibarla alanın sit özelliğini bildiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkemece, inşaat ve arkeolog bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif icra edilerek, sanık tarafından gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle 1. derece doğal + 1. derece arkeolojik sit alanının zarar görüp görmediğinin belirlenmesi, zararın varlığı halinde 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-1. cümlesi; zarar mevcut değilse, taşınmazın bağlı olduğu idari birimde koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılıp, anılan büronun suç tarihi itibariyle faaliyette olmaması halinde aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi; faaliyette olması halinde 65/4 maddesi uygulanmak suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırmaya dayanılarak ve “koruma amaçlı tel çit imalatı ile bekçi kulübesinin inşai müdahale sayılamayacağı” yönündeki hatalı görüş içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.