Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/5117 E. 2015/14249 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5117
KARAR NO : 2015/14249
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2015/117852
Mahkemesi : Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 27/12/2012
Numarası : 2011/459 – 2012/896
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kolluk kuvvetlerince düzenlenip, altında sanıkların imzalarının da bulunduğu 13/07/2011 tarihli olay tutanağında, sanık B.. S..’ın çukur içerisinde kazı yaparken, sanık M.. E..’in de çukurun içinden toprak çekerken görüldüğünün, olay yerinde iple bağlı kova, çekiç, keser, levye ve bir çift eldiven bulunduğunun belirtildiği, yine kolluk kuvvetlerince tanzim edilen aynı tarihli olay yeri inceleme raporu ile de, tespit edilen 2 ve 5 metre derinliklerindeki kazı çukurlarının önceden kazılmış kısımları bulunmakla beraber, yeni kazılmış taze taş ve toprak parçalarının da mevcut olduğunun belirlendiği, sanık Murat’ın soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede; sanık Bekir’in, tarihi esere meraklı olduğunu söyleyerek, birlikte kazı yapmayı teklif ettiğini, kendisinin de teklife olumlu karşılık vermesi üzerine olay günü buluşarak kazı mahalline gittiklerini, önceden kazılmış iki adet çukurdan yaklaşık 4 metrelik olanının içine sanık Bekir tarafından girilerek 1 metre kadar kazı yapıldığını, kendisinin de adı geçen sanığın doldurduğu toprağı kova ile çukur dışına taşıdığını, daha sonra olay yerine gelen sivil polis memurlarınca yakalandıklarını beyan ettiği, sanık Bekir’in de yakalanmalarının ardından kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede; maden arama faaliyetinden hiç söz etmeyip, önceden kazı yapılmış ve polis kayıtlarında mevcut olan yeri merak ettikleri için sanık Murat ile birlikte olay mahalline gittiklerini, kazılmış yere elindeki keser ve çekiç ile inerek yaklaşık 10 dakika baktığını, ancak kazı yapmadığını söylediği, sanıkların, maden aradıklarına ilişkin kovuşturma aşamasındaki savunmaları dikkate alınarak, maden mühendisi bilirkişiden konu ile ilgili görüş istendiği, dosya içerisinde mevcut 02/05/2012 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu kazı işinin maden aramaya yönelik olarak yapılmayıp, kültür varlıkları bulma amacı taşıdığının açık ve kuşkusuz olduğunun belirtildiği, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi ile, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, sit alanı ya da 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında olmayan bölgede, eskiden mevcut kazı çukurunu yaklaşık 1 m daha derinleştirerek atılı suçu işledikleri, bu nedenle aynı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilecek temel cezadan 74/1-2. cümlesine göre indirim yapılmak suretiyle sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “kazı yapılan alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında korunan yerlerden olmadığı, sanıklar Bekir ve Murat’ın ellerinde kazı yapmaya yeterli malzeme bulunmadığı, sanık Bekir’in maden aradığını beyan etmesi karşısında, aksinin kanıtlanamadığı” şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle beraate dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.