YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/939
KARAR NO : 2015/12702
KARAR TARİHİ : 07.09.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasının incelenmesinde; 11.06.2004 – 09.11.2004 tarihleri arasında kasten öldürme suçundan 151 gün süre ile tutuklu kalan davacı (sanık) hakkında…Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2004 tarih 2004/562 Esas – 2004/651 sayılı kararı ile eyleminin meşru müdafaada sınırın aşılması olarak kabul edilmesi suretiyle 765 sayılı TCK’nın 448., 50. ve 59/son maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri yönünden yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın mahkemesine iade edilmesi üzerine mahkemece 30.12.2005 tarih, 2005/569 Esas – 2005/596 sayılı kararı ile davacının (sanığın) eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 27/2. maddesi kapsamında meşru savunmada sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş olduğundan bahisle davacı (sanık) hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.12.2007 tarih, 2006/7074 Esas – 2007/9419 Karar sayılı ilamı ile usulden bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yargılamanın mahkemenin 2008/31 sayılı esası üzerinden yürütülerek 12.02.2010 tarih, 2010/40 sayılı kararı ile davacının (sanığın) eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 27/2. maddesi kapsamında meşru savunmada sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş olduğu kabul edilerek davacı (sanık) hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.12.2011 tarih, 2011/280 Esas – 2011/7772 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 27/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek ”5237 sayılı TCK.’nın 27/2. maddesi gereğince sanığa sabit görülen eyleminden dolayı ceza tayinine yer olmadığına ve beraatine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ”5271 sayılı CMK’nın 223/3-c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi suretiyle kesinleştiği dikkate alındığında, davacı
açısından tazminat isteme koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında davanın bu nedenle reddi yerine tutuklama işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürede açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekçesi itibariyle yanlış, sonucu itibariyle doğru kabul edilmekle,
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme aykırı olarak ONANMASINA, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.