Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/10462 E. 2016/13762 K. 28.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10462
KARAR NO : 2016/13762
KARAR TARİHİ : 28.12.2016

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hükümler : CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK’nın 89/4, 62; 179/3, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nın 234/2. maddesindeki zorunluluğa rağmen mahkemece barodan kendisine vekil atanmamış olması nedeniyle davaya katılma hakkını kullanamayan kayden 16.07.2001 doğumlu mağdur …’ın, aynı Kanun’un 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, Dairemizin 22.06.2016 tarihli tevdi kararı uyarınca yerel mahkemece barodan atanan vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan mağdurun, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede:
Sanığın, 06.10.2008 tarihinde işlediği sabit görülen taksirle yaralama suçundan dolayı TCK’nın 89/4, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı TCK’nın 179/3, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2011 tarihli, 2009/234 esas, 2011/389 sayılı kararının itiraz edilmeden 30.11.2011 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Ayvalık Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2013 tarihli, 2012/570 esas, 2013/389 sayılı kararı ile 25.08.2012 tarihinde işlediği sabit görülen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 09.07.2013 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 27.09.2011 tarihli hükümlerin CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2014 tarihli, 2013/483 esas, 2014/42 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
A) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın 125 promil alkollü olarak sevk ve idare ettiği araçla yaralamalı trafik kazasına neden olması eyleminde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu; ancak, TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise dört kişinin yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun yasal unsurlarının tarif edildiği TCK’nın 179/3. maddesinin, yaptırım yönünden aynı maddenin ikinci fıkrasına atıfta bulunmasından dolayı sanık hakkında temel ceza belirlenirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2. maddesi” şeklinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında takdiri indirim maddesi uygulanırken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, kanuna aykırı,
b) Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
B) Taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna, fazla ceza hükmedildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemiş olmasına ilişkin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza hükmedilmesi yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
2- Güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 125 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, tayin olunan cezasında bu nedenle TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında eksik ceza tayini,
3- Sanık hakkında takdiri indirim maddesi uygulanırken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
4- Taksirle yaralama suçundan dolayı mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, kasten işlenen suçlarda uygulama alanı bulunan TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.