Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/10977 E. 2017/4089 K. 17.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10977
KARAR NO : 2017/4089
KARAR TARİHİ : 17.05.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nun 23, 86/2-3.e maddeleri delaletiyle 85/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 17.06.2013 tarih 2012/29739 Esas – 2013/16416 Karar sayılı ilamı ile, sanık …’in, ölenle tartıştığı sırada elindeki tornavida ile ölenin baş kısmına vurduğu, ölenin sol kaşında derin 1,5-2 cm boyutlarında, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir kesi oluşacak şekilde yaralandığı, olay sırasında fenalaşıp yere yığıldığı, strese bağlı kalp hastalığının aktif hale gelmesi nedeniyle hastanede yaklaşık 1 ay sonra öldüğü olayda; sanığın eyleminin TCK’nun 87/4 maddesinde düzenlenen suça temas ettiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine, yerel mahkemece sanığın ticari alışverişte bulunduğu maktule kalp rahatsızlığı olduğunu bilmeksizin olay günü basit derecede etkili eylemde bulunduğu, olayın stresi ve eforu sonucunda gelişen kalp yetmezliği sonucu ölümün meydana geldiği olayda, ölüm sonucunu istememekle birlikte öngördüğü anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nun 23, 86/2-3.e maddeleri delaletiyle 85/1 maddesi uyarınca taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı hüküm kurulması gerektiği düşüncesi ile direnme kararı verildiği, kararın sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.04.2014 tarih 2014/26418 sayılı tebliğnamesi ile dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderildiği, Ceza Genel Kurulu’nun 10.05.2016 tarih 2014/12-218 Esas-2016/256 Karar sayılı ilamı ile “ Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2013 gün ve 214-229 sayılı hükmündeki direnme gerekçelerinin isabetli olduğundan” şeklindeki gerekçe ile dosyanın, hükmün esasının incelenmesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, bir nedene dayanmayan, katılanlar vekilinin, olayda kasten öldürme suçunun unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taksirli suçlarda TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasındaki TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 17.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.