Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/11427 E. 2017/9348 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11427
KARAR NO : 2017/9348
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; TCK’nın 179/3-2, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 500.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Tavşanlı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 07.10.2010 tarihli ve 2010/503-2010/527 sayılı kararının 15.10.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 24.10.2013 tarihinde “Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak” suçunu işlediği ve Tavşanlı 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.09.2014 tarih ve 2014/441-2014/253 sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 24.10.2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair dosya incelendi;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olduğu, gerekçede, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanması, Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanunu’nda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtiltildiği, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağı, bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesinin 1412 sayılı Kanun’un 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacağı, incelenen dosya kapsamından; sanığa atılı suçun ne olduğu, sübut delilleri irdelemeksizin, yazılı şekilde gerekçesiz olarak mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Kaza tespit tutanağına göre; kusuru bulunmayan ve kazanın hemen akabinde alkolmetre ile yapılan ölçüme göre 0.80 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın idaresindeki … ile seyir halindeyken, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu somut olayda; sanığın sadece alkollü olmasının kazanın meydana gelmesine neden olduğuna ve sanığın güvenli … kullanamayacağına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmaması ve suç tarihi itibariyle de 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/7. maddesindeki düzenlemenin henüz yürürlüğe girmemiş olması karşısında, sanığın sadece alkol kullanmış olmasının trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyeti için yeterli olmadığı anlaşılmakla, sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.