Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/11836 E. 2017/9534 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11836
KARAR NO : 2017/9534
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK 231/11. maddesi uyarınca açıklanması ile TCK’nın 179/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 20.01.2013 tarihinde işlediği sabit görülen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı TCK’nın 179/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Konya (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.05.2013 tarihli, 2013/103 esas, 2013/360 sayılı kararının itiraz edilmeden 06.05.2013 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli, 2015/294 esas, 2015/673 sayılı kararı ile 21.05.2014 tarihinde işlediği sabit görülen iftira suçundan dolayı TCK’nın 267/1, 269/3-a, 62, 51. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak sanığın savunması alınıp 02.05.2013 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli, 2015/851 esas, 2016/141 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin herhangi bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sevk ve idaresindeki … ile kolluk kuvvetleri tarafından yapılan dur ihtarına uymarak, farları sönük bir şekilde seyir halinde iken, kendisine takip eden polis otomobilini sıkıştırıp, ekip aracının jantının kaldırıma çarpmasına sebep olarak maddi hasarlı trafık kazasına karıştığı olayda; kazadan sonra alkolmetre ile yapılan ölçümde sanığın 0.59 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/7. maddesindeki “hususi otomobil sürücüleri bakımından 0,50 promilin, diğer … sürücüleri bakımından 0,20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca TCK’nın ilgili hükümlerinin uygulanacağı” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 179/2. maddesi” yerine, “TCK’nın 179/2. maddesi” şeklinde gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 3. fıkrasındaki “TCK’nın 179/2. maddesi” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “TCK’nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.