YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12013
KARAR NO : 2017/2843
KARAR TARİHİ : 05.04.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : Konut dokunulmazlığının ihlali, özel hayatın gizliliğini ihlal
Suç Tarihleri : 18/01/2012 ve 31/01/2012
Hükümler : 1- Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı TCK’nın 116/2, 119/1-e, 43/1, 62, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK’nın 134/1-2, 137/1-b, 43/1, 62, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Konut dokunulmazlığının ihlali ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezaların on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede:
Dairemizin 23.03.2015 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın 26.05.2016 tarihli duruşmasında; iddia makamının mütalaasına karşı beyanlarını sunmak ve esas hakkındaki savunmalarını bildirmek üzere 12.07.2016 olarak tayin edilen bir sonraki oturuma kadar kendisine süre verilen sanık müdafiinin, 11.07.2016 tarihinde geçirdiği ameliyattan dolayı tarafına 15 günlük istirahat raporu verilmesinden dolayı duruşmanın ertelenmesini talep etmesi ve dilekçesine eklediği sağlık raporu ile mazeretini belgelendirmesi karşısında, Avrupa İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesinin 6 ve 5271 sayılı CMK’nın 197. maddeleri dikkate alınarak sanık müdafiinin mazeretinin kabulü ile sözlü savunma yapma imkânı verildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, 12.07.2016 tarihli duruşmada, “Sanık müdafinin mazereti ve mazereti ekindeki raporunun duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu anlaşıldığından…” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak sanık müdafinin mazeretinin reddine karar verilip, yargılamaya devamla sanığın ve sanık müdafiinin yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.