Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/12082 E. 2017/9621 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12082
KARAR NO : 2017/9621
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeyi sokma
Hüküm : Beraat

Trafik güvenliğini tehlikeyi sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre; taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması, buna göre, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu durumda sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı durumda ise, TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında; 166 promil alkollü vaziyette tek taraflı kazaya sebebiyet veren sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu, ancak, 19/12/2006 gün ve 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesi hükmü nedeniyle, aynı Kanunun 89/1. maddesi kapsamında kalacak şekilde yaralanan mağdurların şikayetten vazgeçmesinin, bilinçli taksir halinde dahi geçerli bulunduğu, Mudurnu Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2014 tarihli kararı ile, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanan mağdurların sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri nedeniyle, sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği ve anılan kararın mağdurlara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu kararın kesinleştiği, CMK’nın 172/2. maddesi de nazara alınarak bu nedenle sanığın eyleminin TCK’nın 179. maddesi kapsamında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.