YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12678
KARAR NO : 2017/3104
KARAR TARİHİ : 12.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 29.06.2016 tarihli tevdi kararı uyarınca yapılan araştırma sonunda, duruşmada sanık ile beraber sanık müdafii olarak hazır bulunan Avukat …’ın, 17.11.2016 hâkim havale tarihli dilekçesinde; sanığı temsile yetkili bulunduğuna dair dava tarihini de kapsayan vekaletnamesinin olmadığını ve vekaletname sunmayacağını beyan ettiği belirlenerek yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2013 tarihli ve 2013/11-87-245 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; vekalet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerekir. Bu nedenle, duruşmada sanık ile beraber sanık müdafii olarak hazır bulunan Avukat …’ın, sanığı temsile yetkili bulunduğuna dair dosyaya vekaletname ibraz etmediği halde, hakkında beraat kararı verilen sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre, bozma sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Katılan vekilinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dava konusu ölümlü trafik kazasında sanığın kusursuz olduğunun tespit edilmesine ve mahkemenin kabulü de bu yönde olmasına rağmen yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün ilk paragrafının, “Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan dolayı yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.