YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13102
KARAR NO : 2017/9603
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62, 53. maddeleri, 6136 sayılı Kanun’un 15. maddesi, TCK’nın 62, 52, 53, 63. maddeleri ile CMK’nın 231/11. maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün açıklanması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve 6163 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Mahkemece 23.02.2012 tarihinde sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 15. maddesi gereğince 5 ay hapis ve 410 TL adli para cezası, TCK’nın 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası, TCK’nın 86/2-3. maddeleri gereğince iki kez 3.000 TL adli para cezasından ibaret mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 10.04.2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Osmancık Sulh Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında TCK’nın 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 500 TL adli para cezasına hükmolunduğu, bu ikinci suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün suç tarihinin 04.12.2012 olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine mahkemece ilk hükme yönelik dosya yeniden ele alınarak, hükmün açıklanmasına dair kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
İlk hükümle sanık hakkında kasten yaralama suçundan iki kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen, ihbar sonrası kasten yaralama suçundan kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile ilgili mahallinde değerlendirme yapılabilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Ceza Muhakemesi Kanununun 230/2. maddesinde aynı Kanunun 223. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının delilleri ile birlikte gösterilmesi gerektiği, 232/6. maddesinde ise mahkeme tarafından verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. İncelenen dosya kapsamına göre; somut olayda, açıklanmasına karar verilen hükümde iddia, savunma ve kabul ile kabulü sağlayan delillerin gösterilmemesi, sanık hakkında atılı suçlardan yapılan yargılamada, sanığın hangi eyleminin ne şekilde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarını oluşturduğu hususunun açıklanmaması suretiyle gerekçesiz hüküm tesisi;
Kabule göre de;
1-TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan hükmedilen 25 gün hapis cezasının TCK nın 50/3 maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi;
2-6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 25 gün adli para cezası olarak belirlenen temel cezadan TCK7nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini;
3-Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA; 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.