Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/2180 E. 2017/8197 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2180
KARAR NO : 2017/8197
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3, 62/1, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin cezanın üst hadden tayin edildiğine, katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, kaza tespit tutanağı, tanıkların Cumhuriyet savcılığı ve duruşmada alınan anlatımları ve tüm dosya kapsamından, olay tarihinde, gece vakti, olay saatinden yaklaşık 1 saat sonra yapılan ölçümde 0.45 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın idaresindeki motorsiklet ile ölen ve tanık …’ın yol kenarında yürüdükleri sırada yanlarından geçerek seyrine devam ettiği daha sonra sanığın geri döndüğü, ölen ve tanık İbrahim’in yürüdüğü sokağa virajı dönerek giriş yapmak suretiyle ölen ve tanığın karşı istikametinden gelerek 7.20 metre genişliğinde, iki yönlü, aydınlatmanın bulunduğu yolda karşı şerit içinde ölene çarparak ölüme neden olduğu olayda; sanığın aşamalarda verdiği beyanlarında, olay günü gittiği düğünün sonunda hayvanlarına bakmak için ağıla gitmek üzere motorsikleti ile yola çıktığını, yolda benzinin azaldığını farkedince benzin almak için petrol ofisine gittiğini ancak pompanın arızalı olması nedeniyle benzin alamadığını ve bu yüzden evine gitmek üzere ana caddeye çıktığında karşısında kendisine doğru gelmekte olan ölen ve tanığı gördüğünü, yol ortasından gelmekte olan öleni görmesiyle çarpması arasında az bir süre olduğunu, ölen ile aralarında husumetin bulunmadığını beyan ettiği, tanık …’ın savcılıkta ve kovuşturma aşamasındaki istikrarlı beyanlarında, sanık ile ölen arasında, sanığın … ile yargıya yansıyan tartışmasına ilişkin ölenin tanıklık yapması nedeniyle husumetin bulunduğunu, sanığın motorsikleti direk üzerilerine sürdüğünü, sanığın üzerilerine geldiğini farkedince kendisini yol kenarına attığını, ayağa kalktığında ölenin yerde yattığını gördüğünü sanık ile birlikte ölenin yanına giderek öleni sırt üstü çevirdiklerini sanığın bu sırada ölene bir kaç kez tokat attığını ve ” sen hala ölmedin mi o.. çocuğu ” dediğini beyan ettiği, aşamalarda dinlenen Tanık …’ın, sanığın arkadaşı olduğunu, olay tarihinden 10-15 gün kadar önce sanık ile birlikte dolaştıkları sırada sanığın öleni görmesi üzerine ” zamanı gelince …’in defterini düreceğim ” dediğini beyan etmesi ile kolluk kuvvelerince yapılan araştırma sonucu düzenlenen 14.08.2014 tarihli tutanak ile sanık ile ölen arasında husumetin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, yukarıda bahsedilen somut olayda sanığın kastının öldürmeye yönelik olup, eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğu, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, mahkemece de oluşun benzer şekilde kabul edilmesine rağmen, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde bilinçli taksirle öldürme suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.