Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/2597 E. 2017/8199 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2597
KARAR NO : 2017/8199
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

Mahkemesi : Savaştepe Asliye Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mağdur vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun olay nedeniyle yaralandığı, ancak kendisine Baro trafından görevlendirilen avukata, usulüne uygun katılma hakları hatırlatılmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca, yaralanması nedeniyle suçtan zarar gören mağdurun, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilin, katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kusurunun bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde, sanığın, gündüz vakti Zafer Meydan’ında yer alan musalla taşının yanında park halinde olan aracını çalıştırıp sağa doğru manevra yaptığı sırada sağ arka tekerinin yükselip alçalması ile aracını durdurarak aşağıya inip baktığında daha önceden tanıdığı, bildiği, genellikle meydanda oturduğu bilinen fiziksel ve zihinsel özürlü katılana çarptığı anlaşılan olayda, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen ve trafik ihtisas dairesinden alınan raporlarda, sanığın Karayolları Trafik Kanunun Yönetmeliğinin 137/2-a-b maddesi gereğince duraklanan ve park edilen yerden çıkarken, aracını ve aracının etrafını kontrol etmemesi nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtilmesi ile sanığın aşamalarda verdiği beyanlarında, katılanın özürlü olduğunu, devamlı olarak gündüz vakitlerinde meydanda oturduğunu beyan etmesi karşısında, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde hareket ederek, anılan kanun maddesinde belirtilen şekilde alması gerekli tedbirleri almamış olmakla olayda tali kusurlu olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.