YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2721
KARAR NO : 2017/5318
KARAR TARİHİ : 19.06.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, CMK’nın 232/6. maddesine göre ise; hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği, tazminat talebinin dayanağı olan Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2013 tarih, 2012/105 Esas – 2013/58 Karar sayılı beraat hükmünün 04.07.2013 tarihinde kesinleştiği ve dosya içeriğine göre beraat hükmünün kesinleştiğine dair şerhin 23.07.2013 tarihinde davacıya (sanığa) tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de; beraat hükmünün içeriğinde tazminat talebinde bulunulabilecek merciinin gösterilmediği dikkate alınarak 06.06.2014 tarihinde açılan tazminat davasının CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içinde açıldığı gözetilerek, davacı hakkında düzenlenen gözaltı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınıp tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının gözaltına alınıp alınmadığı ve infaz edilen tutukluluk süresi tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Davanın tümüyle reddine karar verilmesi karşısında, davalı … lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.