Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/412 E. 2017/4864 K. 07.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/412
KARAR NO : 2017/4864
KARAR TARİHİ : 07.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm :Beraat

Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının vekalet ücretine hasren olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede:
Olay tarihinde saat 15.30 sıralarında, suça sürüklenen çocuğun idaresindeki motosikleti ile yerleşim yeri dışında, iki şeritli, 6.30 metre genişliğinde, iki yönlü, asfalt kaplama, kuru yolda, açık havada, gündüz vakti seyri sırasında olay mahalli kontrolsüz kavşaga geldiğinde, seyrine göre sağından kendisine hitap eden dur levhasını dikkate almayarak kontrolsüz şekilde yola giren katılanın aracı ile çarpıştığı ve olay neticesinde suça sürüklenen çocuk ile motorsikletinin arkasında bulunan …’ın yaralandığı olayda, katılanın kendi beyanından ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere yaralanmasının olmadığı, bu nedenle mahkemenin beraate ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar katılan alınan beyanında, suça sürüklenen çocuğun çok hızlı seyrettiğini belirtse de, dosya kapsamında bu hususta maddi bir tespit bulunmadığı, tanık beyanları ile katılanın ifadesinin doğrulanmadığı, alınan doktor raporuna göre suça sürüklenen çocuğun alkolsüz olduğu, açıklanan sebeplerle kazanın oluşumuna taksirli hareketi ile tali kusurlu olarak sebebiyet veren suça sürüklenen çocuk yönünden 5237 sayılı TCK’nın 179/2 maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamenin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiğine ilişkin bozma öneren ilk görüşüne iştirak edilmemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya Cumhuriyet savcısının iştirak etmemesine rağmen, gerekçeli kararda Cumhuriyet savcısının adının yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13/5. maddesi gereğince hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün yargılama giderlerine ilişkin bendinden sonra gelmek üzere ” Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 1500 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine ” ibaresinin eklenmesi, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.