YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7417
KARAR NO : 2017/2952
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/3. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/3-2, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Mut Sulh Ceza Mahkemesi’nin 24/03/2010 tarih, 22009/458 esas, 2009/115 karar sayılı kararının 27/04/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde işlediği kasten yaralama suçundan Mut Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/421 esas, 2014/445 karar sayılı ve 01/10/2014 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 01/10/2014 tarihinde kesinleşmesiyle, 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın kasten suç işlediği gerekçesiyle yapılan ihbar üzerine CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ilişkin Mut Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2015 tarih ve 2014/1000 esas, 2015/125 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin edilen 25 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu, hükmün açıklanması halinde de bu zorunluluğun devam ettiği anlaşılmakla; sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, bu hususta bozma öneren tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 2.05 promil alkollü olduğu halde sevk ve idaresindeki araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı somut olayda, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan ceza tayini,
2-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken bir gün hapis karşılığı olarak takdir edilen para miktarının belirlenmesi sırasında uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.