Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/8276 E. 2017/7167 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8276
KARAR NO : 2017/7167
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddine

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK’nın 141/1-j maddesinde, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin tazminat haklarının bulunduğunun vurgulandığı, incelenen dosya kapsamına göre, davacının tazminat davasına esas Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/49 esas sayılı dosyasında, sanık sıfatının bulunmadığı görülmekle birlikte CMK’nın 141/1-j maddesine göre koruma tedbirlerine dayalı olarak tazminat isteyebilecek kişilerin mutlaka sanık statüsünde olması zorunluluğunun bulunmadığı, kaldı ki davacının davaya konu aracı tescil kaydına dayanak 30/12/1999 tarihinde satın alıp, 02/06/2000 tarihinde de adına tescil ettirdiği, bu tarihten önce gerçekleştiği iddia olunan suça ilişkin olarak davacının aracına el konulması halinde davalı kurumun sorumluluğunun doğacağı, bu kapsamda, yargılamaya devamla, Dairemizin 01/06/2015 tarih, 2014/23016-2015/9411 sayılı bozma ilamında belirtilen hususlar da dikkate alınıp, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Uygulamaya göre de;
1-CMK’nın 142/6 maddesinde, istemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkili olduğu vurgulanmakla birlikte, yetkilendirilen hakimin, aynı maddede belirtilen işlerle sınırlı karar verip, inceleme yaptırtabileceği, Yargıtay bozma ilamına karşı uyma veya direnme kararının ancak mahkeme heyeti tarafından verilebileceği dikkate alınmadan, yetkilendirilen hakim tarafından 16/10/2015 tarihli celsede, Dairemizin 01/06/2015 tarih, 2014/23016-2015/9411 sayılı ilamına uyulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.