Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/8499 E. 2017/4618 K. 01.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8499
KARAR NO : 2017/4618
KARAR TARİHİ : 01.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa ait güncel nüfus kaydının incelenmesinde, “Sever” olan soyad bilgisinin, Iğdır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/35 Esas, 2016/145 Karar sayılı, 26/04/2016 kesinleşme tarihli ilamı ile “Hamitoğlu” olarak düzeltildiği görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü, saat 19:20 sıralarında, yol uygulamasında “dur” ihtarına uymayan bir araç olduğunun ihbarı üzerine, İlçe Jandarma Komutanlığına ait araç ile merkez jandarma karakol komutanı olarak görev yapan katılan … ve ruhsat işlem elemanı olarak görev yapan katılan …’in, ihbarda belirtilen aracı takip için yola çıktıkları, sanığın idaresindeki ihbara konu aracın görülmesi üzerine, tepe lambaları yakılıp, durması için uyarılarda bulunulduğu, ancak sanığın aracı durdurmayarak kolluk aracını da geçip yoluna devam ettiği ve daha sonra aniden köy yoluna dönüş yapması ile katılan …, idaresindeki resmi araçla sanığın aracını sollamak isterken, sanığın, resmi kolluk aracının şeridine girerek, belirtilen araca sağ ön çamurluk kısmından vurup yoldan çıkarmak suretiyle şarampole düşmesine sebebiyet verdiği, sanığın da direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın şarampole devrilip, kolluk aracının ön kaputu üzerine yan yatar vaziyette durduğu, sanığa ait araçta bulunup, sonradan çalıntı olduğu kolluk kuvvetlerince öğrenilen beş adet büyükbaş hayvanın araçtan çıkartıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, aracında bazı eksiklikler olduğu için durmak istemediğini, olay günü havanın sisli ve yolun buzlu olduğunu beyan ettiği, olay sırasında sanığın aracında bulunan …’in de soruşturma aşamasında verdiği ifadede, kolluk kuvvetlerince “dur” işareti yapılmasına rağmen durmayan sanığın, “hayvanların menşei yok, aracın evrakları eksik, duramam” dediğini söylediği, İlçe Emniyet Amirliğine bağlı Digor Trafik Denetleme Birimi görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında, hava durumunun açık ve yol yüzeyinin kuru olduğu bilgisine yer verildiği;
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi ile, sanığın, aracında hukuka uygun şekilde bulundurmadığı büyükbaş hayvanların ele geçirilmesini ve savunmasına göre aracındaki eksikliklere yönelik olarak kolluk kuvvetlerince işlem yapılmasını önlemek için trafik güvenliğini tehlikeye sokacak hareketlerde bulunduğu dikkate alındığında, sanığın idaresindeki araç ile yaptığı hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli hareketlerin, aynı zamanda kolluk kuvvetlerine karşı cebir olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nın 44/1. maddesi gereği aynı Kanunun 265/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- Sanığın, kara ulaşım aracını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edildiği halde, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesine dayanılarak karar verilmesi,
2- Hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında sanığın, “5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına” hükmedilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksit miktarının dörtten az olamayacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının üç eşit taksitte tahsiline dair hüküm tesisi,
4-Hükmedilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine, tedbir niteliğini haiz olmayan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinden dolayı uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesi ile infaz aşamasında nazara alınması gereken 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca ihtar yapılması,
Kanuna aykırı olup, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 01/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.