YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9042
KARAR NO : 2017/5969
KARAR TARİHİ : 06.07.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK’nın 179/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/3-2, 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına ve denetim süresi içerisinde 1 yıl süreyle alkollü içki satılan lokanta ve eğlence yerlerine gitmekten yasaklanmasına dair Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/09/2015 tarih, 2015/295 esas, 2015/476 karar sayılı kararının 01/10/2015 tarihinde kesinleştiği, anılan kararın kesinleşmesi üzerine Erciş Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından gönderilen meşruhatlı davetiyenin sanığa usulünce tebliğ edildiği, sanığın süresinde müracaatta bulunmaması üzerine Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 47/1-a maddesi uyarınca kayıt kapatılarak yapılan ihbar üzerine CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ilişkin Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2015 tarih ve 2015/464 esas, 2016/633 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasa’nın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olduğu, gerekçede, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanması, Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanunu’nda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtiltildiği, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağı, bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesinin 1412 sayılı Kanun’un 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. İncelenen dosya kapsamına göre; daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması nedeniyle yapılan ihbar üzerine yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu verilen hükümde gerekçe bulunmadığı gibi deliller değerlendirilmeden ve atılı suçun sübutu da tartışılmadan yalnızca önceki hükme atıf yapılarak yazılı şekilde gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair hususları incelenmeyen hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.