YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9330
KARAR NO : 2017/9271
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 62, 50/1-a-4, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
13/10/2013 günü saat 08:30 sıralarında, sanık sürücü …’ün yönetimindeki otomobil ile yerleşim yeri dışında, 18.10 metre genişliğinde, iki yönlü, düz, kuru, eğimsiz, asfalt kaplama yolda, sisli – dumanlı havada, Devrekani istikametinden Çatalzeytin istikametine seyri esnasında olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatasıyla şerit ihlali yaparak karşı şeride girmesiyle, karşı yönden gelen sürücü … yönetimindeki otomobile sol ön kesiminden çarpması, sonrasında çarptığı aracın arkasından gelmekte olan sürücü …’in kullandığı minibüsle çarpışıp birlikte yol dışı kalarak minibüsün sağ yanına devrilmesi sonucu sanığın aracında bulunan annesi … ile karşı araçta bulunan … ve …’nın hayatını kaybettiği, minibüste bulunan …’in kemik kırığına neden olacak şekilde, …’ün 3. derece kemik kırığına neden olacak şekilde, …’in 2. derece kemik kırığına neden olacak şekilde, …, …, … ve …’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı olayda, olay yerinde fren izine rastlanmaması, sanık yönetimindeki aracın kaza sırasında vites kutusunun zarar görmesi nedeniyle kaza anında kaçıncı viteste seyrettiğinin tespit edilememiş olması dolayısıyla hızının bilinçli taksir boyutunda kalıp kalmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenemediğinden tebliğnamedeki bozma öneren 1 numaralı görüş ile mahkemece alt sınırdan yeterli miktarda uzaklaşıldığı, takdir edilen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle de, 2 numaralı görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik inceleme yapıldığına, kusura, katılanlar vekilinin ise ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında hükmedilen 6 yıl 8 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
2- Adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde“taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde tamamının tahsiline” karar verilmesi
3- Hükmolunan adli para cezası taksitlendirilen sanık hakkında, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarın TCK’nın 52/4. maddesi yerine, infaz aşamasına ilişkin 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince yapılması suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden (2) olarak numaralandırılan hüküm fıkrasının 1. bendinin çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 6 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 2430 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 48.600TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi, aynı hüküm fıkrasının 2. bendinin son cümlesi ile 3. ve 4. bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.