YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9370
KARAR NO : 2017/8281
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/2, 62,53, 58. maddeleri ile CMK’nın 231/11. maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün açıklanması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Mahkemece 04.12.2012 tarihinde sanık hakkında TCK’nın 179/2,62. maddeleri gereğince 25 gün gün hapis cezasından ibaret mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 15.01.2013 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Osmancık Sulh Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında TCK’nın 86/2, 86/3-e, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunduğu, bu ikinci suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün suç tarihinin 30.10.2013 olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine mahkemece ilk hükme yönelik dosya yeniden ele alınarak, hükmün açıklanmasına dair kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı, yine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği; tüm bu açıklamalar karşısında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; mahkemece 04.12.2012 tarihinde sanık hakkında verilen TCK’nın 179/2,62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezasından ibaret mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak; sanığın yokluğunda verilen bu kararın sanığın kovuşturma aşamasında bildirdiği adresinden farklı olan mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği, sanığın bildirdiği en son adresi esas alınarak bila tebliğ iade edilen tebligat bulunmadığı da göz önüne alındığında, gerekçeli karar tebliğinin sanığa usulüne uygun yapılmaması sebebiyle 04.12.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, bu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi halinde denetim süresinin başlamasının da söz konusu olamayacağı ve CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden; belirtilen kararın usulüne aykırı şekilde kesinleştirilip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçe gösterilerek, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sair yönleri incelenmeyen hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.