Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/9566 E. 2017/1193 K. 20.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9566
KARAR NO : 2017/1193
KARAR TARİHİ : 20.02.2017

Mahkemesi : Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 11.069,66 TL maddi 22.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Uyulmasına karar verilen dairemizin 30/09/2014 tarih, 2014/4826-2014/19031 sayılı ilamında, tazminat talebine konu olan Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/166 Esas, 2012/130 Karar sayılı dosyasında davacı hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK’nın 188/3. maddesi gereğince açılan ceza davasında davacının uyuşturucu madde kullandığı sabit kabul edilerek anılan Kanun’un 191.maddesi gereğince 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, gereklerine uyulması halinde davanın düşeceği ve uyulmaması durumunda ise yargılamaya kaldığı yerden devam edilmesi gerektiğinin belirlenmesi karşısında, davacının tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uyup uymadığı araştırılarak, hakkında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini iyi halli olarak infaz etmesi halinde, hakkında infaz edilebilecek hapis cezası bulunmayan davacı lehine CMK’nın 141. ve devamı maddeleri uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı hakkında hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyup uymadığı araştırılmadan, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığında 02/07/2012 olan dava tarihinin 08/12/2014, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat olan dava türünün 466 sayılı yasaya göre tazminat olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.