YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/164
KARAR NO : 2017/2656
KARAR TARİHİ : 03.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/12 /2015 tarih, 2015/371 – 2015/693 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK’nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, direnme hükmünün incelenmesi için Dairemize gönderilmekle; dosya yeniden incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma kararı üzerine mahkemece bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, katılanlar vekilinin, olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü, sanığın, içinde yolcu bulunan idaresindeki ticari taksi ile gece vakti aydınlatmanın mevcut olduğu tek yönlü, 4 şeritli, meskun mahalde yer alan yolda 3. şeritte seyir halindeyken, gidiş istikametine göre sağ tarafta yer alan Ünalan sapağına giriş yapmak istediği esnada kendisi ile aynı istikamette en sağ şeritte seyreden ve Ünalan sapağına giriş yapmak isteyen motorsiklete geçiş önceliği tanımaması, soldan hareketle hatalı ve tehlikeli şekilde doğrultu değiştirmesi neticesinde motosikletin sol yan kısmı ile otomobilin sağ yan kısmının çarpışmasıyla motorsiklet sürücüsünün öldüğü olayda, sanığın asli kusurlu olduğunun kabulü ile alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, asgari hadden ceza tayini ,
Kabule göre de;
Taksirle suçlarda , sanığın kastından bahsedilemeyeceğinin gözetilememesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.