YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3084
KARAR NO : 2017/8221
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Hüküm : TCK’nın 277/1-2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …’ın, mağdur Murat’ı hakaret ve tehdit ettiği iddiasıyla Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2013/3207 sayılı soruşturma kapsamında tanık olarak ifadesine başvurulan şikayetçi Ünal tarafından aleyhine beyanda bulunulduğunu öğrenmesi üzerine, hakkındaki adli soruşturmanın devam ettiği 01.08.2013 tarihinde, şikayetçinin cep telefonuna, “Olum bu … harbi büyük adam seni hem s..miş hem adam etmiş”, “… ben duaya başladım da telefona neden bakmıyon”, “… senin için muratla iş yapana kadar adamdı diyorlar şimdi ne oldun … gibimi” biçiminde mesajlar gönderip, aynı gün telefonla aradığı şikayetçiye, “Çoluğunu çocuğunu dağa kaldırdığım zaman şahitlik nasıl yapılır öğrenirsin, senin çoluğunu çocuğunu sinkaf ederim” şeklinde hakaret ve tehdit ederek, yapılmakta olan soruşturmada tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmek suretiyle TCK’nın 277/1-2. madde ve fıkralarında düzenlenen yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 69. maddesi ile TCK’nın 277. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “veya yapılmakta olan bir soruşturmada,” ve “şüpheli veya” ibarelerinin madde metninden çıkarılması karşısında, TCK’nın 7/2. madde ve fıkrasındaki, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.