Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/309 E. 2017/8651 K. 09.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/309
KARAR NO : 2017/8651
KARAR TARİHİ : 09.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, 12/02/2009 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, 22/04/2009 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, daha sonra sanığın, 21/07/2011 tarihinde “kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alma” suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2012 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmünün temyizde düzeltilerek onanmak suretiyle 12/06/2014 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Dairemizin 20/10/2016 tarihli ve 2015/13841 Esas, 2016/12047 Karar sayılı ilamı ile verilen tevdii kararı üzerine gerekçeli kararın Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne tebliğinden önce, suçtan zarar gören kuruma dava ihbar edilmediğinden, 12/02/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başlaması ile 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, bu durumda, sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlemin 25/05/2007 tarihli sorgu olup, 12/02/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 16/10/2014 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla;
Sanığın, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz surlarda kazı yaparak, surların zarar görmesine kasten sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan davada, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 25/05/2007 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.