YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3189
KARAR NO : 2017/9070
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “koruma tedbirleri nedeni ile tazminat” yerine ” yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya içerisinde bulunan tazminat talebinin dayanağı belgelerin incelenmesinde; davacının 16/05/2011–09/09/2011 tarihleri arasında halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik etme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kamu malına zarar verme” suçlarından tutuklandığı, davacının üzerine atılı kamu malına zarar verme suçundan Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli ve 2011/1212 esas, 2013/505 sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay 22 gün erteli hapis cezasına mahkum edildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1488 soruşturma sayılı dosyasından suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçuna dair 15.08.2011 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/272 Esas sayılı dosyasından halkın bir kısmını diğer kısmına karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik etme ve halk arasında korku panik yaratmak amacıyla tehdit suçuna dair beraatine karar verildiği, beraat kararının temyizde onanarak 19/12/2013 tarihinde kesinleştiği, ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile mahkumiyete dair kararların kesinleşip kesinleşmediğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, tazminat davasının 19/03/2014 tarihinde açıldığı dikkate alındığında;
Davacının tutuklanmasına neden olan suç ya da suçlardan verilen kararların hangi tarihte kesinleştiğinin, kesinleşme şerhli karar örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, ayrı ayrı infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin ve hangi tutuklama müzekkerelerinin infaz edildiğinin hangilerinin edilmediğinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek, infaz edilen sürenin de davacının diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği de yeniden araştırılarak mahsup yapılmış olması halinde bu durum da nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; … zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.