YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/339
KARAR NO : 2018/530
KARAR TARİHİ : 17.01.2018
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : TCK’nın 133/3, 43/1, 52, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31.08.2015 tarihli iddianame içeriğine göre; sanığın katılan …’a gönderdiği telefon içerisine casus program yüklemek suretiyle katılan …’in telefon konuşmalarını kaydettiği, katılan …’ın ise telefon konuşmlarını kaydetmeye teşebbüs ettiği iddiası ile TCK’nın 133/1 maddesinden kamu davası açılmış olmasına rağmen, CMK’nın 225/1. maddesindeki, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” düzenlemesine aykırı şekilde, iddianame dışına çıkılarak ve suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK’nın 133. maddesinin 3. fıkrasında düzenlene kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların ifşası suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Dosya arasında bulunan 19.08.2015 tarihli…Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün gönderdiği CD Çözüm Tutanağındaki konuşma içeriklerinin taraflardan sorularak kimlere ait olduğunun tespiti yapıldıktan sonra sanığın işlediği iddia edilen suçun vasfının belirlenmesinin gerekmesi ve hükümden sonra katılan … tarafından verilen 30.12.2015 tarihli dilekçenin ve katılanın şikayetinin devam edip etmediğinin karar yerinde araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Sanığın katılanların telefon konuşmalarını kaydetmesi eyleminin TCK’nın 132/1 maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizlililiğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden TCK’nın 133/3 maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların ifşası suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetsiz olması ,
2- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.