Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3415 E. 2017/10019 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3415
KARAR NO : 2017/10019
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 2.578,81 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Temyiz edenler : Davalı vekili ve davacı vekili

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kararın verildiği duruşmaya Cumhuriyet savcısının katılımı sağlanıp mütalaası alınmadan hüküm kurulması suretiyle haksız işlem tarihi itibariyle tazminat davasının tabi olduğu 5271 sayılı CMK’nın 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
1-Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı toplam 113 gün için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 2.425,99 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama ile maddi tazminatın fazla tayini,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,
3-CMK’nın 324/2. maddesine aykırı olacak şekilde yargılama giderleri konusunda hüküm kurulmaması,
4-Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5-Davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı tarih itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 141 vd. maddelerinde düzenlenen ”koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası” olan dava türünün gerekçeli karar başlığında ”466 sayılı Yasa gereğince ödence istemi” olarak yazılması, ”davacı: K.H.” ibaresine yer verilmesi ile 03.10.2013 olan dava tarihinin 01.10.2013 olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.