Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3739 E. 2017/9184 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3739
KARAR NO : 2017/9184
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 11/04/2017
Esas-Karar No : 2017/378 Değişik iş

Özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134/2-1,62,53/1 ve 132/2,62, 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli ve 2016/437 esas, 2017/158 sayılı kararına yönelik itirazın, sanık hakkında daha önce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğundan bahisle kabulüne ilişkin mercii Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2017 tarihli ve 2017/378 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şekli olarak değil, hem maddi olay, hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alındığında, sanığın, katılanın kendisine rızasıyla göndermiş olduğu ve cep telefonunda bulunan kayıtlı fotoğrafları tanık Büşra’ya ilettiğinin kabul edilmiş olması karşısında, benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29/04/2014 tarihli ve 2014/5104 esas, 2014/18858 karar sayılı ilamı ile de belirtildiği üzere, kişisel verilerin verildiği, yayıldığı veya ele geçirildiğinin kabul edilebilmesi için, kişisel verilerin kaydedilmiş halde bulunması, kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesinin gerektiği, hukuka uygun bir şekilde elde etmesine rağmen, kaydedilmiş haliyle hukuka aykırı olarak yayılması halinde ise eylemin bir bütün olarak 5237 sayılı Kanun’un 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek, sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılamayacağının gözetilmemesinde,
Kabule göre de;
Mercii Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanığın İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2017 tarihli ve 2016/273 esas, 2017/39 sayılı kararına ilişkin denetim süresi içerisinde, Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli kararına konu suçun işlendiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi kararının 14/03/2017 tarihinde kesinleştiği, Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesi kararının ise 10/03/2016 tarihinde işlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinin “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” biçimindeki düzenleme karşısında da, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesine bir engel bulunmadığı gözetilmeyerek, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 11.07.2017 gün ve 94660652-105-42-5518-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2017 gün ve 2017/43807 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosya kapsamına göre; sanığın adli sicil kaydında gözüken İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarih 2016/273 esas, 2017/39 karar sayılı kararının 14.03.2017 tarihinde kesinleştiği ve CMK’nın 231/8 gereğince 5 yıllık denetim süresinin 14.03.2017 tarihinde başladığı, sanığın katılana karşı işlediği iddia edilen özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarının suç tarihinin ise 10.03.2016 olması karşısından sanık hakkında 02.03.2017 tarihinde verilen 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden Mercii Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile benimsendiği şekilde usule ve esasa yönelik olarak itiraz incelemesi yaptıktan sonra itiraz konusunda bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma isteğinin 3. paragrafında yer alan bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle,
Adalet Bakanlığının Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2017 tarihli ve 2017/378 değişik iş sayılı sayılı kararına yönelik,
A-) 3. paragrafta yer alan kanun yararına bozma talebinin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KABULÜNE,
B-) 2. paragrafta yer alan Kanun yararına bozma talebine ilişkin olarak bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.