Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/4007 E. 2017/9550 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4007
KARAR NO : 2017/9550
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 1-Sanık … hakkında TCK’nın 85/2, 62, 53/6.
maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanık … hakkında beraat

Taksirle öldürme suçundan sanık …’ün mahkumiyetine, sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler, sanık … müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olayda oğulları İsmail Bilgetekin’in ölümü nedeniyle nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müşteki … ve …’in 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1-Sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafilerinin sanığın kusuru olmadığına, kazanın asıl nedeninin ölen çocukların araca doğru koşarken ayaklarının birbirine takılması sonucu düşmeleri olduğuna, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, hükmedilen cezanın para cezasına çevrilmesi gerektiğine, katılanlar vekillerinin sanığın olası kast ya da bilinçli taksirden sorumlu olması gerektiğine, az ceza verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün yargılama giderlerine ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere ”Kendisini vekil ile tayin ettiren katılanlar …, … lehine 3.600 TL vekalet ücretinin sanık …’den alınarak katılanlara verilmesine” ve ”Kendisini vekil ile tayin ettiren katılanlar … ve … lehine 3.600 TL vekalet ücretinin sanık …’den alınarak katılanlara verilmesine” cümlelerinin ilave edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak sanık … yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık …’ın beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’un Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Yediler Erkek Öğrenci yurdu müdürü olduğu, sözkonusu yurtta sanığın beyanına göre yaz tatilinde gönüllü olarak ücretsiz Kur’an kursu açıldığı, sanığın bu kursta öğretmenlik yaptığı aynı zamanda kursun yetkilisi olduğu, diğer sanık …’ün ise servis şoförü olduğu, 12.08.2015 günü saat 12.52 sıralarında sanık …’ün idaresindeki minibüs ile Kuran kursuna bıraktığı öğrencileri almak için kurs binasının önünden minibüsü ile sağa doğrultu değiştirme manevrası yaptığında, beklemekte olan öğrenci grubunun servise binmek-yer kapmak için koşturduklarında bu öğrencilerden İsmail Bilgetekin ve Buğra Efe Çiçek’in servis aracının sağ kapı tarafından tutunmak istedikleri sırada yere düştüğü, sanığın bu sırada minibüsüyle üzerinden geçtiği, iki çocuğun öldüğü olayda; mahkemece “kurs yahut okul yöneticilerinin ders programı biten öğrencilerin servis araçlarına binmeleri hususunda sorumlu oldukları, emredici yahut düzenleyici herhangi bir hukuk normunun bulunmadığı” gerekçesiyle sanık …’ın beraatine karar verilmiş ise de Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 17.11.2015 tarihli raporuna göre “Kur’an kursu yetkililerinin, kursa gelen öğrencilerin yaşları da dikkate alındığında çocukların servise binip-inmelerini takip etmeleri ve yardımcı olmaları gerekirken bu hususlara riayet etmemeleri sebebi” ile olayda kusurlu olduklarının tespit edildiği, sanık …’un 02.03.2016 tarihinde mahkemedeki savunmasında “… Velilerin talebini dikkate alarak velileri servisçi ile irtibatlandırdım, aylık 50,00TL’lik ücreti veliler veriyorlardı. Veliler bazen ücreti getirip bana veriyorlardı. Bende servisçiye teslim ediyordum” şeklindeki beyanlarına göre velilerin talebi üzerine diğer sanık …’i servis hizmeti için görevlendiren, yardımcı hostes olmaksızın diğer sanık … tarafından yerine getirilen servis taşımacılığı sırasında, tanık Hasan Gürgen’in 12.08.2015 tarihli kolluk ifadesine göre “daha önce defalarca çocukların, servis aracı yurdun önüne gelince araca doğru koşarak yer kavgası yaptığını, kontrolsüz ve tehlikeli şekilde araca yaklaştıkları” gördüğü yönündeki beyanları dikkate alındığında, yaşları küçük olan kursiyer öğrencilerin kurs bitim saatinde güvenlikli bir biçimde servis aracına binmeleri hususunda gerekli gözetim, denetim ve özen yükümlülüğüne uygun hareket etmeyen sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.