Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/4064 E. 2017/9370 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4064
KARAR NO : 2017/9370
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5728 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi, 2863 sayılı Kanun’un 74/2.cümle; 5237 sayılı TCK’nın 62; 1412 sayılı CMUK ‘nın 326/son maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün mahkumiyet için gerekçe ihtiva ettiği değerlendirildiğinden tebliğnamedeki bir numaralı, lehe kanun değerlendirmesi yapıldığı gibi, dairemizin 04/04/2016 tarihli ilamında da sanığın lehine olan ve uygulanması gereken düzenlemenin gösterilmiş olması karşısında tebliğnamedeki 2 numaralı, sanık hakkında 25/01/2007 tarihli hükümle takdir edilen 3.000 TL hapisten çevrili, 187 TL doğrudan adli para cezasına ilişkin 1412 sayılı CMUK ‘un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilerek hüküm tesis edilmiş olduğundan, tebliğnamedeki 3 numaralı, sanık hakkında kurulan 06/10/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olarak, sanığın denetim süresi içerisinde başka bir suç işlemesi sebebiyle, 12/12/2013 tarihinde, hükmün açıklandığı, bu kapsamda aynı suçtan sanık hakkında tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, yine adli para cezasının infaz aşamasında taksitlendirilebileceği değerlendirildiğinden tebliğnamedeki 4 numaralı bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 25/01/2007 tarihli hükümle takdir edilen 3.000 TL hapisten çevrili, 187 TL doğrudan adli para cezasının kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınıp, hüküm tesis edilirken, CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 5 numaralı bendinin başına, “1412 CMUK’nın 326/son maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.