YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5249
KARAR NO : 2017/9561
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 64, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca Düşme
2- Sanık … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık … hakkında açılan davanın düşmesine, sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında açılan davanın düşmesine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında açılan davanın, sanığın 08/08/2013 tarihinde öldüğü gerekçe gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, davanın düşmesine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 14/03/1981 tarih ve 12661 sayılı kararı ile 2A3 grubu sivil mimarlık örneği olarak tescil edilen “arsa” vasıflı taşınmazın 3/4 hissesine, cins tashihi ve kat irtifakı sebebiyle 19/06/1992 tarihinde malik olduğu, önceden “ahşap ev” vasfıyla tapuya kayıtlı olan taşınmaza ilişkin rekonstrüksiyon projesinin, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 02/06/1989 tarih ve 327 sayılı kararı ile uygun bulunması üzerine ahşap ev yıkılarak yeni bir bina inşa edildiği, aynı kurulun 27/05/1992 tarih ve 1126 sayılı kararı ile de yapıya kullanma izni verilebileceğinin karar altına alınması sonrası Çorlu Belediyesi tarafından 01/07/1992 tarihli “yapı kullanma izin kağıdı” nın düzenlendiği;
İhbar nedeniyle suça konu taşınmazı inceleyen Çorlu Belediyesi İmar Müdürlüğü görevlilerince, tarihi eser niteliğini haiz binanın zemin katında bulunan dükkanın ve altındaki bodrum katın duvarlarının, merdivenlerinin ve zemin kat döşemesinin kırıldığı tespit edilerek, 21/08/2009 tarihli yapı tatil tutanağı ile mühürleme işlemi uygulandığı, Çorlu 2. Noterliği tarafından düzenlenen 24/08/2009 tarihli taahhütnamede sanığın, “… ana taşınmazın ortak alanları olan merdivenler ve bodrum katına tarafımdan yapılan tecavüzü en geç 10.09.2009 tarihine kadar ortadan kaldıracağımı, tecavüze konu alanları eski hale döndürerek kat maliklerinin ortak kullanımına aynen ve eskisi gibi tahsis edeceğimi … kabul, beyan ve taahhüt ederim” şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca, müdafii huzurunda kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, eski kiracılarının 1981 yılında yaptığı başvuru sonucu suça konu binanın 2A3 grubu sivil mimarlık örneği olarak tescil edildiğini, son kiracılarını 2009 yılı Ağustos ayında mahkeme kararı ile tahliye ettiklerini, bodrum ve dükkan boşaltılırken tahrip edildiğinden, yeniden kiraya verilirken iyi görünmesi için düzenleme yapıldığını, taşınmazı projedeki eski haline getirdiklerini beyan ettiği, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 05/11/2010 tarih ve 3289 sayılı kararı ile, suça konu taşınmazın tescil kaydının devamına karar verildiği anlaşılmakla;
Korunması gerekli sivil mimarlık örneği niteliğiyle tescilli taşınmaza ilişkin Çorlu Belediyesinde ve Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünde mevcut tüm bilgi, belge, proje ve fotoğraflar getirtilip, fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınarak olay yerinde keşif yapılması, 21/08/2009 tarihli yapı tatil tutanağında açıklanan dava konusu müdahaleler yerinde tespit edilerek, tescilli taşınmazın, 02/06/1989 tarih ve 327 sayılı kurul kararı ile onaylı rekonstrüksiyon projesine uygun hale getirilip getirilmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, sonucuna göre, projeye uygunluğun sağlanmış olması halinde atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından sanığın beraatine, aksi takdirde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile suçun sabit olmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.