YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5652
KARAR NO : 2017/9558
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 16/03/2017 tarih, 2017/694 esas, 2017/367 karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin kararı katılanlar vekili tarafından duruşma talebi olmaksızın temyiz edilmekle, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının süresinin on yıldan fazla olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereği resen duruşmalı olarak temyiz incelemesi yapılmasına karar verilip, 17/11/2017 tarihinde yapılan duruşmada hazır olan sanık … müdafii Av. Zeliha Yılmaz’ın kusur durumuna, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmama gerekçelerinin yasal olmadığına ilişkin sözlü açıklamaları üzerine, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sanık …’ya az ceza verildiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …’nın asli kusurlu olarak, üç kişinin ölümüne bir kişinin ise nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini,
2- Sanık …’nın, sanık …’e ait ekmek fırınında ekmek dağıtımını yapmakla görevli şoför olarak çalıştığı, olay tarihinde gündüz saat 08:30 sıralarında sanık sürücü …’nın idaresindeki kamyonet ile 85 promil alkollü olarak 7 metre genişliğindeki, tek yönlü, bölünmüş asfalt, çalışma olduğunu belirtir dubalarla işaretleme yapılmış yolda seyri sırasında, direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çıkması ve orta refüjde çalışan işçilere ve iş makinesine çarptıktan sonra sağa sola savrularak 100 metre kadar sürüklendikten sonra yolun sağ tarafında bulunan bariyerlere çarparak durabildiği, orta refüjdeki işçilerden 3 kişinin öldüğü, bir kişinin nitelikli şekilde yaralandığı olayda; araç üzerinde 27.05.2016 günü yapılan keşif sonucunda makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 30.05.2016 tarihli raporda, “aracın muayenesinin 31.03.2015 tarihinde sona erdiği, aracın lastiklerinin kullanılamayacak derecede aşınmış olması nedeniyle bu lastiklerin takılı olduğu araçla trafiğe çıkılması durumunda direksiyon hakimiyetinin zorlaşacağı ve aracın yol tutuşunun olumsuz etkileneceği, aracın fren sisteminin ise aşınmış olmakla birlikte işlevini görebileceğinin” belirtildiği, sanık …’ün aşamalardaki savunmalarında aracın bilgisi dışında kullanıldığını beyan etmiş ise de; 16.06.2016 tarihli trafik bilirkişi raporunda “kazaya karışan sanığa ait aracın polnet sorgusunda 20.03.2016 tarihinde diğer sanık …’ya cezai işlem yapıldığı, yine 07.03.2016, 14.03.2016, 21.03.2016 ve 07.04.2016 tarihlerinde aynı araca cezai işlem uygulandığı” tespitinin yer aldığı, ayrıca tanık Halil Bartu’nun 31.01.2017 tarihli duruşmadaki ifadesinde “Bartu büfeyi işletirim, sanık …’ün fırınından ekmek alırız, sanık … ekmeği genelde bu araba ile getirir, ancak arada başka araçla geldiği oluyor” beyanları karşısında trafik muayenesi olmayan, lastikleri aşırı derecede yıpranmış aracı, çalışanına işinde kullanması için veren sanık …’ün mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine dair hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince sanık …’nın mahkumiyetine, sanık …’nun beraatine ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM ŞERHİ:
28.11.2017 tarihinde verilen iş bu karar murafaaya katılan, sanık … müdafii Av. Zeliha Yılmaz’ın yokluğunda Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet Mahir Kara huzurunda 30.11.2017 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.