Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/6320 E. 2020/5969 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6320
KARAR NO : 2020/5969
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Yasaya muhalefet
Hüküm : CMK’nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddi

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının reddine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın İstanbul İli … İlçesi … Mahallesi … Sokak 61 pafta, 91 ada, 9 sayılı parselde yer alan mülkiyeti maliye hazinesine ait gayrimenkulu 49 yıllığında kiraladığı, suça konu taşınmazın İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 12/07/1995 gün ve 6848 kararı ile belirlenen 04/06/2001 gün ve 12869 sayılı kararı ile yeniden tanımlanarak ilan edilen kentsel arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, İstanbul 4 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge kurulunun 11/08/2011 gün ve 4720 sayılı kararı ile düzeltmelerle uygun bulunan 1/5000 ölçekli yarımada koruma amaçlı nazım imar planı ve İstanbul 4 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 25/07/2012 gün ve 788 sayılı karar ile uygun bulunan tarihi yarımada 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında bulunduğu, ayrıca dünya miras alanı sınırları içerisinde birinci derecede koruma bölgesi ve konaklama + konut alanlarında kaldığı, gayrimenkulun Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığının 10/09/1982 gün ve 14051 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, bu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı, bunun yanında taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde 2. derecede korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna dair şerh bulunduğu, ayrıca dosya kapsamında bulunan kira sözleşmesinde kiralanan taşınmazın sit alanı içinde bulunduğu ve aynı zamanda korunması kültür varlığı olarak tescilli olduğuna dair ibarenin yazılı olduğu,
05.11.2012 tarihinde İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca yerinde yapılan incelemede kısmi bodrum +zemin+bir normal +cihannüma katı olması gereken taşınmazın onaylı restorasyon rekonstrüksiyon projesine aykırı olarak yerine, betonarme bodrum+zemin+2 normal+çekme kat ve üzeri kapalı ve camekanla çevrili teras yapılarak, konut fonksiyonunda olması gerekirken her ne kadar dışarıdan ayrı yapılar gibi algılanıyor olsa da komşuluğundaki diğer 91 ada 8 – eski 10-11-12 yeni 15 parsellerle birlikte içeriden birleştirilmek suretiyle otel fonksiyonunda kullanılmakta olduğu, ön cephesinin ahşap kaplandığı, iç planının tamamen değiştirildiği, ahşap olması gereken yapı elemanlarının tuğla ve çimento sıvalı harçla yapıldığı, asansör eklendiği, yapı kontur ve gabarisinin değiştirildiğinin belirtildiği, bunun üzerine korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli 8 ve eski 10,11,12 yeni 15 sayılı parsellerin konut fonksiyonundaki kurul onaylı projelerine aykırı olarak 9 parselle birlikte birbirleri arasında içerden geçiş sağlamak suretiyle birleştirilerek otel fonksiyonunda kullanılmak suretiyle izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açıldığı, mahallinde yapılan keşif neticesinde yüksek mimar restorasyon uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; kısmi bodrum +zemin+bir normal+cihannüma katı olması gereken taşınmazın onaylı restorasyon rekonstrüksiyon projesine aykırı olarak yerine, betonarme bodrum+zemin+2 normal+çekme kat ve üzeri kapalı ve camekanla çevrili teras yapılarak, konut fonksiyonunda olması gerekirken her ne kadar dışarıdan ayrı yapılar gibi algılanıyor olsa da komşuluğundaki diğer 91 ada 8 – eski 10-11-12 yeni 15 parsellerle birlikte içeriden birleştirilmek suretiyle otel fonksiyonunda kullanılmakta olduğu, iç planının ve yapı kontur ve gabarisinin değiştirildiği, asansör eklendiğinin tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediği, kuruldan onay alarak tadilata başladığını, yapılan işlemin projeye uygun olduğunu, ayrıca aynı konuda İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/48 esas sayılı dosyasında yargılanıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini belirttiği,
Davanın reddine dayanak teşkil eden İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/48 esas 2013/170 karar sayılı dosyasının tamamının aslı ya da onaylı örneğinin dosya kapsamında bulunmadığı, ancak dosyada bulunan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere 20.10.2011 tarihli yapı tatil zaptında mülkiyeti hazineye ait olan ve 49 yıllığına kiralanan 21.07.2011 tarih ve 2011/7401 sayı ile restorasyon ruhsatı düzenlenen eski eser tescilli ahşap binanın kiracı tarafından proje ve ruhsatına aykırı olarak yıkıldığı, yerine parsel tamamında kaba inşaatı bitmiş, bodrum+zemin+2 normal katlı betonarme bina yapıldığının tespit edildiği, bunun üzerine sanık hakkında suç tarihi 20.10.2011 olan 22.02.2012 tarihli iddianame ile “Cankurtaran mh. Konut sk Kapı N.1 sayılı eski ahşap binayı 49 yıllığına maliyeden kiraladığı, bu bina için restorasyon ruhsatı aldığı, ancak mevcut olan binayı yıkarak daha önceden kendi mülkiyeti olan her iki yandaki binaya uygun ve ruhsata aykırı inşaat yaparak, imar kirliliğine neden olduğu” iddiasıyla TCK’nın 184/1. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, 14.03.2012 tarihli mühür fekki tutanağında 20.10.2011 tarihinde mühürlenen ve inşai faaliyeti durdurulan yerde yapılan kontrolde mühür fekki yapılarak faaliyete devam edildiği, tüm binada sıva, boya, tesisat, seramik işleri, kapı pencere doğraması, cephe kaplaması gibi ince işçiliğe devam edilerek büyük ölçüde tamamlandığının belirtildiği, daha sonra suç tarihi 02.11.2011 olan 12/04/2012 tarihli iddianame ile sanık hakkında “… Turizm Yapı Sa. Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğu İstanbul İli Fatih İlçesi Sultanahmet Mahallesi 61 Pafta, 91 ada, 9 Parsel sayılı yerde bulunan İstanbul IV. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca koruma altına alının tarihi binayı 49 yıllığına kiraladığı bina üzerinde esasına uygun olarak restore etmek için projeler çıkarttığı bu projelerin gerek belediye ve gerekse Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylandığı şüpheli … tarafından binanın tadilat işlemleri yapılırken bu binanın çöktüğü ve bunun üzerine şüpheli hakkında İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan şüpheli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımıza suç duyurusunda bulunulduğu” iddiasıyla 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/379 esas 2012/459 karar sayılı kararı ile İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/48 esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda 2012/48 esas 2013/170 karar sayılı karar ile sanık hakkında TCK’nın 44. maddesi delaletiyle 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;
Davanın reddi kararına dayanak teşkil eden İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/48 esas sayılı dosyasının tamamının aslı ya da onaylı suretinin denetime olanak verecek şekilde dosya kapsamına alınıp fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle mahallinde yeniden keşif icra edilerek her iki davanın konusunun, sanığa isnat edilen eylemlerin, yargılamalara dayanak teşkil eden tutanakların aynı olup olmadığı, sanığın hakkında düzenlenen 12/04/2012 tarihli iddianame ile hukuki kesinti oluştuktan sonra eylemine devam ederek yeni bir suçun oluşumuna sebebiyet verip vermediği, eylemlerin niteliği (basit – esaslı), kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik verilerin yanı sıra, taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılış zamanının, suça konu müdahale nedeniyle tescilli kültür varlığının zarar görüp görmediğinin, özgün yapısını kaybedip kaybetmediğinin ve taşınmazın son halinin onaylı projeye uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, buna göre taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün anlaşılması durumunda, başka herhangi bir husus araştırılmaksızın sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması, dava konusu uygulamalar sebebiyle tescilli kültür varlığına geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar verilmediğinin ve taşınmazın mevcut son halinin, onaylanan projeye uygun olduğunun tespit edilmesi halinde, sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından beraatine karar verilmesi, tescilli kültür varlığına geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar verilmemekle birlikte, taşınmazın mevcut son durumunun onaylı projesine aykırı olduğunun belirlenmesi durumunda, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi veya İlçe Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı ve eğer kurulmuş ise suça konu taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile davanın reddine dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.