YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6710
KARAR NO : 2020/5968
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Yasaya muhalefet
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kastamonu Koruma ve Uygulama Denetim bürosu tarafından 08.09.2014 tarihinde yerinde inceleme sonucu düzenlenen tespit raporuna istinaden Ankara I nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.2014 tarih 1981 sayılı kararı ile, Kastamonu ili, Küre ilçesi, Camievsat Mahallesinde, kentsel sit sınırları içerisinde, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.12.1989 gün ve 978 sayılı kararı ile tescil edilen, Kurulun 19.11.1991 gün ve 2066 sayılı kararı ile de tescilin devamına karar verilen 33 evanter nolu 180 ada 4 parseledeki taşınmaza ilişkin olarak, parseldeki tescilli yapının Kurul izni olmadan yıkılarak yeni bir inşaat yapıldığı anlaşıldığından ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, bunun üzerine sanık hakkında kentsel sit sınırları içerisinde kalan tescilli yapıya izinsiz ve ruhsatsız olarak inşaat yaptığı iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın savunmasında 1986 yılında Küre’ye dönüş yaptığını, suça konu evin 1994 yılında yoğun kar yağışı nedeniyle kendiliğinden yıkıldığını, boş arazi üzerine yıkılan evin bir miktar yukarısına 1997 yılında yeni bir ev yaptığını, suça konu yerin tescilli olduğunu bilmediğini, 2009 yılına kadar babasının adına kayıtlı olduğunu, babasından 2009 yılında devraldığını beyan ettiği, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde eski eser olduğuna ilişkin şerh bulunduğu, Küre Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda 23.09.1993 tarihli kadastro çalışmaları esnasında taşınmazın cinsinin “iki katlı ahşap ev ve arsası” olarak tespit gördüğünün belirtildiği anlaşılmakla;
Dosya kapsamında anılan kurul kararları ile ilan tutanaklarının bulunmadığı dikkate alınarak, mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazın kentsel sit alanında kaldığına ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna dair kurul kararlarının mahallinde ilan edilip edilmediği araştırılıp ilan tutanaklarının dosya kapsamına alınması, mahallinde fen, inşaat mühendisi ve mimar bilirkişiler refakate alınmak suretiyle keşif yapılarak, sanığın savunmasında tescilli olan yapının az yukarısına betonarme bina yaptığı şeklindeki savunması karşısında sanık tarafından sonradan yapılan betonarme binanın sit alanında ya da tescilli parselde kalıp kalmadığının tespiti ile iddianameye konu edilen eylemlerle sınırlı olarak, dava konusu taşınmazda izinsiz gerçekleştirilen müdahalelerin denetime açık olacak şekilde tek tek karşılaştırma yapılmak suretiyle irdelenmesi, müdahale niteliklerinin (basit – esaslı) ve özellikle kullanılan malzemelerin cinsi, eskime durumu, renk değişimi, parlaklık/solukluk, dökülmeler, paslanma ve karbonlaşma ve diğer teknik özellikler de dikkate alınmak suretiyle müdahale tarihinin (suç tarihinin) ve böylelikle dava konusu uygulamaların dava zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile beraat kararı tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.