YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1673
KARAR NO : 2019/10323
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 52.
maddeleri gereğince mahkumiyet,
Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A)Katılanlar vekilinin sanık … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE;
B)Katılanlar vekilinin sanık … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanlar vekilinin yüzüne karşı 04.06.2015 tarihinde verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 23.07.2015 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE;
C)Sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eksik incelemeye, bilirkişi raporuna, kusur durumuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin (50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince) gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi;”
2)Yargılama aşamasında kendisini tek bir vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir katılan için ayrı ayrı vekalet ücretiine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (4.) paragrafındaki “50/1-a” ibaresinden önce “50/4 maddesi delaletiyle” ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (13.) paragrafındaki “her bir katılan için” ibarelerinin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.