Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2018/6439 E. 2023/94 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6439
KARAR NO : 2023/94
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Asliye Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanunu’nun 67 nci maddesinin birinci fıkrası, TCK’nın 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2018 tarihli ve 2015/ 372417 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri;
1- Sanığın kastının bulunmadığına, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığına,
2- Sanığa son sözlerini söylemek üzere haber verilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına,
3- Ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin gerekçe belirtilmediğine,
4- Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamında; sanığın savunması, katılan vekili beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yürütülen soruşturma kapsamında kolluk ekipleri tarafından 30.11.2014 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada ikamette bulunan yatağın yanında bulunan komidin dolabının zemininde eşyaların altına gizlenmiş vaziyette mahkemizce yapılan keşif sonrası tanzim edilen 07.07.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ile 2863 sayılı Kanunun 23.maddesi kapsamında tasnif ve tescile tabi, müze koleksiyonlarında korunması gereken eserlerden olduğu tespit edilen 34 adet eserin geçirildiği, her ne kadar sanık savunmasında söz konusu eserleri 2013 yılının son aylarında tarla içerisinde bulduğunu müze müdürlüğüne teslim etmek amacıyla topladığını ancak bir türlü fırsat bulamadığını ifade ederek üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, sanığın eserleri bulduğunu ifade ettiği tarih ile arama tarihi arasındaki uzun zaman dilimi ile sanığın sosyal ve kültürel yaşantısı nazara alındığında savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı ve sanığın savunmasına itibar edilmediği, sanığın ele geçirilen tasnif ve tescile tabi, müze koleksiyonlarında korunması gereken eserlerden olduğu tespit edilen 34 adet eseri bilerek ve geçerli mazereti olmaksızın bildirim yükümlülüğünü ihlal etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanığın mahkumiyetine karar verildiği, sanık hakkında cezaya hükmedilirken suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığa verilen cezadan takdiren indirim yoluna gidildiği, belirtilmiştir.

2. Sanığın savunmasında, dava konusu eserleri 2013 yılının son aylarında tarla içerisinde bulduğunu, müze müdürlüğüne tespit etmek amacıyla topladığını, satma amacının olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3. Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığına dava ihbar edilmiş, mahkemece kurumun katılma talebinin kabulüne karar verilmiştir.

4. Mahkemece dava konusu eserler üzerinde bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 06.07.2015 tarihli üç kişilik arkeolog bilirkişi heyeti raporu ile, dava konusu 32 adet sikke ve 2 adet objenin 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi, korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde oldukları tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın ikametinde 30.11.2014 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen eserlerden 34 adetinin, yargılama sırasında alınan bağımsız bilirkişi heyeti raporu ile, 2863 sayılı Kanun kapsamında, tasnif ve tescile tabi, korunması gerekli kültür varlığı olduklarının tespit edildiği, sanığın savunmasında, dava konusu eserleri 2013 yılının son aylarında tarla içerisinde bulduğunu ileri sürdüğü, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu anlaşılmıştır.

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Sanık kurulan hükümde, 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu belirlenen dava konusu eserlerin, aynı Kanunun 75 inci maddesi uyarınca Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, isabetli bulunmamıştır.

A. Temyiz İstemi Yönünden.
1. Sanığa son sözlerini söylemek üzere haber verilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı yönünden
Sanığın savunmasının tespit edildiği 21/04/2015 tarihli oturumda, duruşmalardan bağışık tutulma talebinde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiin sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

2. Sanığın kastının bulunmadığına, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin gerekçe belirtilmediği yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin, sanığın kastının bulunmadığına, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığına, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin gerekçe belirtilmediğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına son paragraf olarak; “2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu tespit edilen dava konusu 32 adet sikke ve 2 adet objenin, aynı Kanunun 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.